(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.06.2005 tarih ve 2004/1133-2005/627 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Figen Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, aidat borcu nedeni ile kooperatife 3.200.000.000.-TL bedelli bono verdiğini, bu borcuna karşılık 3.800.000.000.-TL ve 700.000.000 TL para ödediğini, buna rağmen hakkında icra takibi yapıldığını ileri sürerek, senedin bedelsizliğinin tespitini, icra takibinin iptalini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, sunulan kanıtlar değerlendirilerek, davacı tarafın kooperatife karşı üye aidatları ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirdiği, takibe konu bononun bedelsiz kaldığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı kooperatife verilen bononun bedelsizliğinin tespiti ve bonoya dayalı icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı kooperatife 19.07.2004 keşide tarihli ve 3.250.000.000.-TL bedelli bono verildiği hususu çekişmesizdir. Mahkemece, davacının kooperatife olan birikmiş aidat alacakları için 10.07.2004 tarihinde 3.800.000.000 TL ödeme yaptığı, kooperatif kayıtlarına geçmeyen bu ödeme nedeni ile davacının kooperatife olan aidat borcunu ödediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa dava konusu bononun bu ödemeden daha sonra 19.07.2004 tarihinde düzenlendiği ve davacının icra takibine yaptığı itirazda, kooperatifin tüm üyelerden son olarak toplu para ödemesi istemesi üzerine dava konusu bonoyu düzenleyerek verdiğini, ancak diğer üyelerin itirazı üzerine toplu ödemelerin durdurulması üzerine bononun bedelsiz kaldığını ileri sürdüğü görülmüştür. O halde, bononun birikmiş aidat borcu için mi, yoksa kooperatifin istediği bir son toplu ödeme mi olduğu davacı tarafa açıklattırılarak, eğer bu bir son ödeme ise kooperatif tarafından iptal edilip edilmediği de araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy