(1086 S. K. m. 45, 187)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.04.2005 tarih ve 2005/504 - 2005/451 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının limited şirket ortakları olduğunu, davalının şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 1.000 YTL.sının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Kadıköy Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nin 2005/77 Esas sayılı dosyası ile işbu dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan birleştirilmelerine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketi zarara uğratan ortak aleyhine açılmış tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava dilekçesi ile birlikte Kadıköy Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nde taraflar arasında görülmekte olan şirket müdürünün azline ilişkin dava ile Kadıköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan işbu dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesini istemiş, mahkemece, karşı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin -tensiple- birleştirilmesine, dosyanın birleştirilen Kadıköy Asliye 4.Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden devamına karar verilmiştir.
Ancak, HUMK. 45/2 ve 187/5 nci maddeleri gereğince aralarında bağlantı bulunan farklı yerdeki mahkemelerde açılan davaların birleştirilebilmesi için, ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. Farklı yerdeki mahkemelerde görülen davaların birleştirilmesi, ilk itiraz olarak ileri sürülmemişse, davalar arasında bağlantı bulunsa bile mahkeme kendiliğinden birleştirme kararı veremez. İkinci davanın davalısı ilk itiraz olarak davaların birleştirilmesini istememişse birleştirme kararı verilmesi mümkün değildir. Zira farklı yerlerde açılan davalarda birleştirmeyi isteme davacının değil davalının hakkıdır.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edildikten sonra anılan yasal düzenlemeler gereğince bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde davacının dava dilekçesindeki birleştirme talebi üzerine birleştirme kararı verilmesi HUMK.nun 45/2 ve 187/5 inci maddeleri hükümlerine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy