(6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.05.2005 tarih ve 2004/1315 - 2005/969 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın 22.05.2004 tarihinde meydana gelen kazada hasarlandığını ancak davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 3.333.999.140.-TL maddi ve 1.000.000.000. TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, poliçede Ziraat Bankası Mecidiyeköy Şubesi'nin dain ve mürtehin olarak göründüğünü, davacının bankanın muvafakatini almadan bu davayı açması nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması nedeniyle hasarın teminat harici olduğunu, kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana geldiğini, talep edilen maddi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminat istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait aracın sürücüsünün kaza anındaki alkol miktarının yasal sınırın altında kaldığı, kazada %100 oranında kusurlu olduğu ancak kazanın sürücünün alkollü olmasından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 3.333.919.140. TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 250.000.000. TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK. nun 1269 uncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270 nci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan, rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı TC. Ziraat Bankası Mecidiyeköy Şubesi'nin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dain ve mürtehin sıfatı olan T.C. Ziraat Bankası Mecidiyeköy Şubesi'nin muvafakati olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy