(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.06.2005 tarih ve 2003/1266-2005/310 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK. nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davalılar Muharrem K. ve Çoban Tic.Ltd.Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı EGS Sigorta A.Ş. hakkındaki dava konusuz kaldığından, bu davalı yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK. nun 1301. maddesi hükmü uyarınca açılmış olan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin zarar sorumlusu bulunan üçüncü şahıslardan halefiyet yoluyla rücuen tahsili istemine ilişkindir.
TTK. nun 1301. maddesi hükmü uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere sigortacının, sigorta ettirene halef olabilmesi için öncelikle gerçekleşen riziko bedelini sigortalısına ödemesi gerekmektedir. Bu nedenle sigortacının 3. şahıslara rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir.
Somut uyuşmazlıkta da davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, ödeme tarihinden itibaren yasal faiz oranında temerrüt faizi talep edilmiş, mahkemece davalı zorunlu trafik sigortacısının yaptığı ödeme nedeniyle anılan davalı yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak davacı tarafın faiz talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Davacı vekili tarafından da, sadece anılan hükümde davalı sigortacı dışındaki diğer davalılar yönünden temerrüt faizi talepleri hakkında bir karar verilmemiş olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunulmuştur. Dosyaya sunulan ibraname örneğinin incelenmesinden ise, davacı tarafından dava dışı sigorta ettirene yapılan ödeme tarihinin 08.09.2003 olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının 1. bendinin 2. satırında yer alan Çoban Ticaret İnş. Taah. Ltd. Şti.'nden ibaresinden sonra gelmek üzere 08.09.2003 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca, düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy