(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 118) (1086 S. K. m. 204)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.07.2005 tarih ve 2003/668-2005/276 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin mallarını taşıdığını ve navlun faturası düzenleyerek davalının hesabına borç kaydettiğini, davalı aleyhine cari hesap bakiyesi olan 3.099.756.760 TL. nın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin sorumluluklarını yerine getirmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, taşınmasına karar verilen emtianın, davacı şirketin kusuru nedeni ile taşınamadığını, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla söz konusu taşımayı başka bir nakliye şirketine yaptırdığını, bu nedenle oluşan 3.099.756.750 TL. zararı 24.02.2003 tarihinde keşide edilen fatura ile davacı şirkete yüklendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süregelen bir taşıma ilişkisinin bulunduğu, yapılan taşımlardan dolayı davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafından taşımanın zamanında yapılmaması nedeni ile uğranıldığı iddia edilen ve cari hesap bakiyesi tutarında düzenlenen davalı faturasının davacı tarafından kabul edilmediği, davalı tarafından düzenlenen faturanın yasal dayanağının bulunmadığı, davalı tarafından talep edilen zararın bu taşıma ilişkisi dışında ileri sürülebilecek bir konu olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı taraf birden çok taşıma ilişkisinden kaynaklanan cari hesap bakiyesinin tahsilini yönelik olarak işbu itirazın iptali davasını açmış, davalı vekili ise cevap dilekçesi ve yargılamadaki beyanlarında, davacı şirketin sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenle dava konusu edilen miktarla aynı miktarlı geciken sevkiyat cezasına ilişkin fatura kesildiğini savunmuş, mahkemece, yazılı olduğu şekilde davalı tarafından ileri sürülen zararın bu taşıma ilişkisi dışında ileri sürülecek bir konu gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, davalı vekilinin bu savunması, BK. nun 118 nci maddesi anlamında takas ve mahsup talebini içermekte olup, takas ve mahsup talebinin, mutlaka HUMK. nun 204 üncü maddesi hükmü uyarınca mukabil dava şeklinde değil, def'i olarak da ileri sürülmesi mümkündür. Kaldı ki, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, bir alacağın takasa konu olabilmesi için, mahsupta olduğu gibi dava edilen alacak ile aynı hukuki nedenden doğması dahi gerekmemektedir. Nitekim, aksine düşüncenin usul ekonomisine aykırı düşeceği de açıktır.
Bu durumda, mahkemece, usul ekonomisi de gözetilip, davalı tarafa savunmasına esas teşkil eden faturanın dayanaklarına ilişkin kanıtlarını sunmasına olanak sağlanmak, ibraz edildiğinde değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy