(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.07.2005 tarih ve 2004/280-2005/475 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Figen Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin malları 11 gün sonra teslimle mükellef olduğunu, her hangi bir gecikme söz konusu olmadığını, yapılan takibin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, sunulan kanıtlar değerlendirilerek; davacı tarafından davalıya gönderilen faturanın dayanağı, taşıtan tarafından davacıya gönderilen navlun fark ücretini içeren fatura olup; zarar karşılığı olduğu belirtilmediği gibi, davacı tarafından da geç teslimden dolayı nasıl bir zarara uğradığı kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, dava dışı taşıtanla yaptığı sözleşme ile taşımayı üstlenen davacı, davalı alt taşıyıcı ile yaptığı sözleşme ile malların 5-6 gün içerisinde taşınmasını kararlaştırmış, yükleme ve boşaltma için de 48-72 saatlik bir süre daha tanınmıştır. Bu durumda davalının malları sözleşme ile verilen bu sürelerde taşıması gerekir iken bu sürede taşımadığı anlaşılmıştır. Taşıtan tarafından davacıya bu nedenle dava edilen miktar kadar fatura gönderildiği ve davalı da, davada malın sözleşme ile kararlaştırılan sürede taşınmamasında kendisini sorumluluktan kurtaracak bir halin varlığını iddia ve ispat edemediğinden, mahkemece davalının gecikmeden doğan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu nazara alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekir iken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy