(1163 S. K. m. 11, 19) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2005 tarih ve 2004/1066-2005/410 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife Ocak 2001-Nisan 2004 tarihleri arası olmak üzere iki ayrı hissesi için ödemediği aylık 20.000.000.-TL'dan kırk aylık toplam 800.000.000.-TL tutarındaki aidat borcunun tahsili için hakkında icra takiplerine geçildiğini, ancak davalının takiplere haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takiplerin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davacı kooperatiften 01.07.2002 tarihinde ayrıldığını, bu tarihten sonrası için kooperatife borcunun zaten olamayacağını, bu tarihten öncesine dayalı bir borcun olduğuna dair davacı tarafından bir bildirimde de bulunulmadığını, müvekkili aleyhine iki defa icra takibi başlatılmasının davacının kötü niyetini gösterdiğini savunarak davanın reddine ve davacının her takip için ayrı ayrı tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının istifa isteminin davacı kooperatif yönetim kurulu tarafından kabul edildiğine dair herhangi bir karar alınmadığı, kooperatiften çıkma isteğinin noter kanalıyla da bildirilmediği, bu nedenle halen davalının üyeliğinin devam ettiği, yapılan hesaplama uyarınca davalının davacıya aidat borcu ve gecikme faizi toplamı 1.437.146.667.-TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın anılan miktar üzerinden kabulüne, Ankara 7.İcra Müdürlüğünün 2004/3605 sayılı dosyasındaki takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı ile fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy