(6762 S. K. 1101) (1086 S. K. m. 440) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.04.2004 gün ve 2001/1442 - 2004/395 sayılı kararı onayan Daire'nin 26.05.2005 gün ve 2004/8839 - 2005/5545 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma bulunduğunu, davalı tarafından yurt dışından taşıması yaptırılan konteynırlara ait navlun bedellerinin 21.200,59 USD. lik kısmın ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 oranında icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, fatura muhteviyatına ilişkin ordinoların halen davalıya teslim edilmediğini, dava konusu takibe müstenit fatura muhteviyatı malların davacı şirket tarafından dava dışı başka bir şirket adına getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultunda, davacıya ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, defterlerin birbirlerini teyit edecek şekilde tutulduğu, takip konusu faturanın bedelinin ödenmeyip açık fatura olarak düzenlendiği, taşınan konteynırların konteynır sahasına indirildiği, konşimentonun TTK'nun 1101 nci madde hükmüne istinaden dava dışı Gümüş Mer-Can şirketi adına düzenlendiği ve ihbar adresinin Bartrans/ Omsan olarak belirtildiği, navlunun gönderme yerinde peşin ödeneceğine dair bir kaydın olmadığı, gümrükte bulunan malların bozulabilen mallar olması nedeniyle 1.Ordu Komutanlığı'na teslim edildiği, davacının davalıdan navlun ücretini talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemiz'ce karar onanmıştır.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 22.90 YTL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 125.00 YTL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 15.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy