(6762 S. K. m. 1281)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.06.2005 tarih ve 2003/796-2005/367 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisine ait aracın davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, 03.04.2003 tarihinde dava dışı Özay Kabaoğlu'nun kullandığı araçla kaza yaptığını, müvekkilleri murisinin öldüğünü, aracın hasar gördüğünü, sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, araç hasarı nedeniyle 6.750.000.000 TL ve sürücünün ölümü nedeniyle 3.000.000.000 TL toplam 9.750.000.000 TL sigorta tazminatının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğini, rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın davacıların murisinin aldığı alkolün etkisiyle meydana geldiği, bu durumun teminat dışı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı, ayrıca sürücü ölümü rizikosu için de teminat verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davalı vekili, rizikonun aracın alkollü kullanımı nedeniyle meydana geldiğini, genel şartlara göre teminat dışı olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki çekişme, meydana gelen kazanın sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dairemizin yerleşen uygulamasına göre hasarın teminat dışı sayılabilmesi, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması koşuluna bağlıdır. Dolayısıyla, sürücünün almış olduğu alkolün oranı sonuca etkili değildir. Böyle bir durumun ispatı ise TTK. nun 1281/2 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacıya düşmektedir. Bu durumda, mahkemece, aralarında nöroloji ve trafik konusunda uzmanın bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, rizikonun sadece alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da rol oynayıp oynamadığının açıklığa kavuşturulması gerekir. Somut olayda her ne kadar açıklanan şekilde uzmanlardan oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor alınmış ise de bu rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, kazanın, salt sürücünün aldığı alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, başka unsurların bulunup bulunmadığı tam olarak irdelenmemiştir. Kaza tespit tutanağında sigortalı araca çarpan sürücüye de kusur izafe edilmiş olmasına rağmen bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. Öte yandan, bir kazanın meydana gelmesinde sürücünün alkollü olmasının etkisi, başka bir anlatımla alkollü araç kullanma ile kaza arasında illiyet bağının olması hali ile kazanın salt sürücünün aldığı alkolün etkisiyle meydana gelmesi hali ayrı hususlardır. Bu durum karşısında, yukarıdaki açıklamalarda çerçevesinde kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy