(1086 S. K. m. 288, 337)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.09.2005 tarih ve 2005/642 - 2005/605 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Hasır-Ser Plastik A.Ş'nin ortağı olduklarını, müvekkilinin %25 hissesinin tamamını davalıya 42.000 USD bedelle devrederek bono aldığını, ayrıca, davalıya 35.000 USD borç para vererek iki adet bono aldığını, davalının davacının hastalandığı ve çocuklarının düğününün yapıldığı dönemde davacıya 19.500 USD ödemede bulunduğunu, davalının davacının hastalığının artarak hastanede yattığı dönemde davacının çocuklarına daire vereceğini söyleyerek ve üzerine olan dairenin tapusunu devrederek bonoları aldığını, müvekkilinin ise çocuklarının daire almasına razı olmadığı gibi taraflar arasındaki ilişki ile davacı çocuklarının ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, hisse devrinden doğan 42.000 USD ve elden verdiği paralar nedeniyle geriye kalan 15.500 USD alacağı olduğunun tespitini ve temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davacının oğlu olan tanıkların anlatımı ve dosya kapsamına göre, tarafların helalleştikleri, davalı taşınmazının davacı çocukları üzerine kaydedilerek bonoların davalıya iade edildiği, davalının hilesinin söz konusu olmadığı, davacının davasını ispat edemediği gibi davalı tarafa yemin teklif etmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının dava dışı Hasır Ser Plastik A.Ş.'nde bulunan hissesini davalıya devrederek davalıdan aldığını iddia ettiği 42.000 USD'lik bono bedeli ve davalıya davacının borç olarak verdiğini iddia ettiği 35.000 USD'nin bakiyesi 15.500 USD'nin tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf alacağın dayanağı olan bonoları ibraz edemediği gibi, hisse devrine ilişkin olarak herhangi bir yazılı belge de sunamamıştır. Ayrıca, borç verme konusunda da yazılı bir belge ibraz edememiştir. Davalı ise, davaya cevap vermediği gibi, duruşmaya katılmamak suretiyle davayı inkar etmiş sayılmıştır.
Her ne kadar, karşı tarafın açık bir muvafakatinin bulunmaması nedeniyle davada tanık dinlenmek suretiyle sonuca varılması ve mahkeme gerekçesinde de hukuki olmayan terimlere yer verilmesi doğru değil ise de; davacı taraf her iki iddiasını da geçerli yasal delillerle kanıtlayamadığı gibi, yemin teklifinde de bulunmadığından, sonucu itibariyle doğru olan kararın, değiştirilen bu gerekçeye göre onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy