(4721 S. K. m. 764, 840, 867, 868, 869, 870, 884)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ula Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.03.2005 tarih ve 2004/164-2005/51 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ticari yatın davalıya mülkiyeti muhafaza kaydı ile ve noter satış sözleşmesiyle sattığını, satış sözleşmesine istinaden düzenlenen bonoların süresi içinde ödenmediğini, yatı hor kullandığını ileri sürerek gemi satış sözleşmesinin iptaline, şimdilik 4.000.000.000. TL'si kira bedeli 1.000.000.000. TL'si hasar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu geminin sicile kayıtlı olup taşınmaz hükümlerine tabi olduğunu, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satılamayacağını, vadesi gelen senetlerin tevdi mahalli tayin ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, sicile kayıtlı dava konusu geminin MK. 764. maddesi gereğince mülkiyetinin saklı tutulması kaydı ile satış yapılabilmesi için, sözleşmenin, davaların yerleşim yeri noterliğinde tutulan özel sicile kaydedilmesi gerekirken yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satılan geminin satış bedelinin ödenmemesi nedeniyle satışın iptali ile kira ve hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu geminin sicile kayıtlı olduğunun kabulü ile TMK. nun 764. maddesi gereğince, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış yapılabilmesi için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de anılan geminin, gemi siciline kayıtlı olup olmadığı usulünce araştırılarak tespit edilmemiştir.
Gemi siciline kayıtlı olmayan gemiler üzerindeki mülkiyet ve sair aynı haklar hususunda TMK. nun menkullere ait hükümlerinin tatbik edileceği TTK. nun 867. maddesinde belirtilmiştir. Anılan Kanunun 868. maddesinde ise gemi siciline kayıtlı bulunan bir geminin temliki hususu düzenlenmiştir.
O halde mahkemece, TTK. nun 840 ve devamı maddeleri gereğince geminin sicile kayıtlı gemilerden olup olmadığının tespiti, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satılıp satılamayacağı, TTK. hükümleri gereğince başkaca yasal bir işlem yapılıp yapılamayacağı (gemi ipoteği) ile gemi siciline kayıtlı bulunması durumunda öncelikle Türk Ticaret Kanununun 868 ve 884. maddelerinin uygulanması gerektiği, sicile kayıtlı bulunmaması halinde ise mülkiyet ve sair ayni haklar hususunda menkul hükümlerine tabi olmakla birlikte geminin teferruatlarına ilişkin TTK. nun 869 ve gemide meydana gelen hasara ilişkin TTK. nun 870. maddelerinin de uygulanma olanağı bulunduğu gözetilmeksizin Türk Medeni Kanunu hükümleri gereğince karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy