(5846 S. K. m. 1, 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.09.2004 tarih ve 2004/122-2004/202 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin eser niteliğindeki logosunu davalının işyerinde kullandığını ileri sürerek, şimdilik 500.000.000 TL mali, 1.500.000.000 TL. manevi hak tazminatının temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, eser niteliğinde olduğu ve davalının işyerinde kullanıldığı iddia edilen logo nedeniyle doğduğu ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
5846 sayılı FSEK. nun uygulanması için öncelikle eser niteliğinde bir fikri ürünün mevcut olması gerekir. Anılan Yasanın 1 inci maddesinde, sahibinin hususiyetini taşıyan ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri, eser olarak tanımlanmıştır. Dava konusu logonun, FSEK. nun 4 üncü maddesinde sayılan güzel yazı, desen, kaligrafi ya da grafik eser olarak güzel sanat eseri niteliğinde kabul edilebilmesi için, estetik değerinin de bulunması gerekir. Fikri ürünün eser niteliğinde olup olmadığı hususu, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Dava konusu logonun, eser olup olmadığının tespiti, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, uzman bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Somut olayda, mahkemenin kararına esas aldığı ve dava konusu logonun güzel sanat eseri olduğu görüşünü raporunda bildiren bilirkişi, avukat olup, aynı zamanda dava konusu logonun, anılan Yasanın 1 inci ve 4 üncü maddesi anlamında eser olup olmadığı hususunda uzmanlığının bulunduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Nitekim, raporundan da uyuşmazlığa konu logonun, kişisel ve genel bilgi ve tecrübelerine göre eser olduğu sonucuna vardığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili, rapora itirazında, logonun eser niteliğinde olmadığını savunmuştur.
O halde, davalı vekilinin rapora yönelik itirazları da dikkate alınıp, dava konusu logonun, eser olup olmadığının, içinde bir grafiker ile güzel ve sanat eserleri alanında bir uzmanın da bulunduğu bir bilirkişi kurulundan, denetime elverişli rapor alınmak suretiyle açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme dayalı karar tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy