(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.08.2005 tarih ve 2004/181-2005/528 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup çekilen kurada D 2 Blok 19 numaralı dairenin müvekkili adına kaydedildiğini, ancak davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından karar alınmadan müvekkiline 05.08.2002 tarihli ihraç ihtarnamesi gönderildiğini, yönetimin hatasının farkına varması üzerine 27.03.2003 tarihinde müvekkilinin ihracına karar verdiğini, bu kararı müvekkiline bildirmediğini ve aynı kararla müvekkiline ait bulunan dairenin davalı Yönder Kanat Börklü'ye verildiğini, daireyi alan davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek anılan dairenin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile davalı kooperatifin bu daireye yönelik tasarrufunun iptaline ve davalıların müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının üyelikten ihracına ilişkin karar yoksa da çıkarma kararına ilişkin ihtarname davacıya 14.08.2002 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davacı tarafından süresi içinde itiraz davası açılmadığını, davacının 24.11.2003 tarihli dilekçe ile çıkarıldığını kabul ederek ödemelerini yapmak şartıyla üyeliğe yeniden kabulünü istediğini, davacının bu dilekçesinden çok önce 27.03.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacıya tahsis edilmiş olan dairenin diğer davalıya tahsis edildiğini, bu durumda davacı hakkındaki çıkarma kararının kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Yönder Kanat Börklü vekili, davacının aidatlarını ödeyemediğinden üyelikten çıkarıldığını, çıkarma kararının kesinleştiğini, davalı kooperatif tarafından müvekkiline yapılan tahsis işleminde usule aykırı hiçbir yön bulunmadığını, davacı ile davalı kooperatif arasındaki olaylarda müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi durumunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre kooperatif tarafından davacının ihracına dair usulüne uygun bir karar alınmadığı, davacının ihracına ilişkin karar kesinleşmeden yeni bir üye kabul edilerek davacıya tahsis edilen dairenin bu üyeye tahsisinde ilk üyenin hakkının üstün tutulması gerektiği belirtilerek davacıya tahsis edilen D 2 Blok 19 numaralı dairenin davalı kooperatif tarafından davalı Yönder Kanat Börklü'ye yapılan tasarrufunun iptaline, anılan daire üzerindeki davalıların muarazasının önlenmesine ve söz konusu dairenin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 540.00.-YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy