(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.11.2004 tarih ve 2004/94-2004/432 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin arsa sahibi olarak üye olduğunu ve davalı kooperatifin daire teslimine kadar hiçbir aidat alınmayacağı taahhüdünde bulunan yönetimin, buna rağmen aidat borcu ihtarında bulunduğunu ve iki ihtar tebliği üzerine, ihraç kararı aldığını oysa teslim olmadan bu aşamada genel giderler istenemeyeceğini, arsa sahibi olarak sözleşmeye dayalı hakları nedeniyle dairesinin ihraca rağmen elinden alınmasının da esasen mümkün olmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 14.10.2000 tarihli genel kurul kararında davacının, daire teslimi nedeniyle aidat ödemelerine katılmasına karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dairenin davacıya teslim edildiğini davalının kanıtlayamadığı, teslime kadar aidat ödeme borcunun bulunmadığı, buna rağmen alınan ihraç kararının, yasaya uymadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin üyesi ve aynı zamanda arsa sahibi olan davacının, ihracına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacıya, arsası karşılığında teslim edilecek bitmiş dairenin tesliminden sonra kooperatifin genel giderlerine katılım payı ödemekle yükümlü olacağı sözleşme ile ayrıca genel kurul kararı ile kararlaştırılmış olup, bu husus esasen tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Çekişme, dairenin davacıya tahsis edilip edilmediği, dolayısıyla ihraç kararına dayanak yapılan ihtarnamelerde bildirilen borcun gerçekte doğup doğmadığı noktasında toplanmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporunda bildirilen görüşe itibar edilerek, davalının, daireyi davacıya teslim ettiğini kanıtlayamadığı sonucuna varılarak, ihraç kararının salt bu nedenle hukuka uymadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa 14.10.2000 tarihli genel kurulda, tüm arsa sahiplerine konutların teslim edildiği belirtilerek, Ekim 2000 tarihinden itibaren aidat ödemelerine karar verilmiş olup, bu karar kesinleşmiştir. Davalı vekili, rapora itiraz dilekçesinde, arsa sahiplerinden biri olan davacıya da dairenin teslim edildiğinin genel kurul kararında belirtildiğini, ayrıca tanık ile de teslim olgusunu kanıtlamak istediklerini bildirmiş ise de, mahkemece, teslim olgusunun yazılı delille kanıtlanamadığı sonucuna varıldığı gerekçede açıklanmıştır. Oysa teslim olgusu, hukuki bir işlem değil, maddi bir vakıa olup, fiili olguların tanıkla ispatı mümkündür. Mahkemece, genel kurulda dairesinin teslim olunduğu belirtilen arsa sahiplerinden biri olarak davacıya dairesinin teslim edilip edilmediğinin mahallinde keşif yapılarak ve tanık dinlenilerek tespiti mümkün iken, davalıya bu olanağın verilmemesi ve yazılı belge aranması doğru olmamıştır. Bu şekilde yapılacak araştırma sonucunda, davacıya dairesinin teslim edildiğinin tespiti halinde, davacının genel giderlere katılım borcunun bundan sonra doğacağının kabulü ile ihtarnamelerin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16 ncı ve 27 nci maddelerine uygun olup olmadığının, diğer anlatımla davacının yasa ve anasözleşmeye uygun olarak genel giderler yönünden temerrüde düşüp düşmediğinin incelenmesine sıra gelebilecektir.
Bu itibarla, mahkemece, davalıya savunmasını kanıtlama olanağı doğru şekilde tanınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy