(1086 S. K. m. 176, 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.04.2005 tarih ve 2001/527-2005/278 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bu ve birleşen davalarda, müvekkilinin 1994 yılı itibariyle davalı şirkette 29.000 paya karşılık % 29 oranında hisseye sahip olduğunu, ancak sonraki genel kurul toplantılarına çağrılmadığını ve 1998 yılında yapılan müracaatta davalı şirketteki payının %1'in altında olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine açtıkları asıl davada yapılan inceleme sonucunda davalı Mehmet'in payının % 29 oranında artış gösterdiğinin belirlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketteki pay miktarının tespiti ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 10.10.2000 tarihli ilama dayanılarak, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette (10.000.000.000) TL. sermayeden (1.580) adet pay karşılığı (158.000.000) TL. hisseye sahip olduğunun tespiti ile davalı Mehmet hissesinden düşülüp davacı adına tesciline, kalan hissenin davalı Mehmet üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, bu kez davanın basit usule tabi olduğu, HUMK. nun 176/11. maddesi uyarınca bu tür davaların adli tatil içinde de görüleceği, mahkemece verilen hüküm davacı vekiline 15.07.2005 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince süresi geçirildikten sonra 17.08.2005 tarihinde kararın temyiz edildiği gerekçesiyle, HUMK. nun 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 6,90 YTL. harcın temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy