(1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2004 gün ve 2003/571-2004/1178 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 03.03.1993 tarihli dövize endeksli kredi sözleşmesi ile 30.000 DM karşılığı Türk Lirası kredi kullanarak bir konut satın aldığını, müvekkili tarafından ödemeler yapılmakta iken meydana gelen ekonomik kriz sonucu dövizde beklenmeyen artışlar oluştuğunu, bu artışlar nedeniyle müvekkilinin aylık ödemelerini yerine getiremediğini ileri sürerek hakim müdahalesi suretiyle müvekkili ile davalı banka arasında yapılan dövize endeksli kredi sözleşmesinin yeni koşullara uydurulmasına, edimler arasındaki dengenin sağlanması bakımından 3 Ocak 1994 tarihindeki döviz kuru esas alınarak döviz borcunun TL borcuna çevrilmesine ve bakiye borcun 348.428.160 TL olarak tespitine ve ödemelerde TL'na aylık %5.5 faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ihtilafın konut kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nevi davalara bakmaya 4077 sayılı Yasaya göre Tüketici Mahkemeleri'nin görevli bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin bu nedenle reddine, dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dövize endeksli konut kredisi sözleşmesindeki geri ödeme planının günün ekonomik koşullarına uyarlanması istemine ilişkindir. Mahkemece davaya konu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girdiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ve davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Dava, 04.08.1994 tarihinde açılmış olup, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Yasası 08.03.1995'de yayımlanmıştır.
Tüketici Mahkemeleri'ne ilişkin yasal düzenleme ise 06.03.2003'de gerçekleştirilmiş, 14.03.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Bu durumda davanın açıldığı tarihte Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa'nın ve anılan yasal düzenlemelerin henüz yürürlükte olmaması nedeniyle mahkemece hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/son maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde davalı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu yönden HUMK. nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiş, davacı tarafça yatırılan ancak kullanılmayan bilirkişi ücretinin iadesinin ise istem halinde her zaman mümkün olmasına göre de bu husus bozma veya karar düzeltme nedeni olarak görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak hükmün bu şekilde davacı yararına düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy