(2004 S. K. m. 194) (4969 S. K. Geç. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.10.2004 tarih ve 2004/204 - 2004/1058 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dava konusu meblağ 11.836.000.000.-TL. nin altında bulunduğundan HUMK. nun 3156 sayılı kanunla değişik 438 nci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı Bankanın personelinin müvekkilini yönlendirmesi sonucu İmar Off Shore Ltd.Şti'ne para yatırdığını, vade bitiminde off-shore şirketinden bankaya 03.07.2003 tarihinde havale yapıldığını, yeterli nakit olmaması nedeniyle yeniden hesap açıldığını, sistemin çalışmaması nedeniyle hesap cüzdanı verilemediğini, daha sonra yönetimin diğer davalıya geçtiğini, ancak yapılan ödemenin banka kayıtlarında görünmemesi nedeniyle bir ödeme yapılmadığını, 5021 sayılı Yasa hükümlerinin müvekkiline uygulanamayacağını, sonradan yürürlüğe girdiğini, esasen Anayasaya aykırı bulunduğunu, off-shore'dan dönen para olmadığını, kayıtların gereği gibi tutulmamasının müvekkili kusuru bulunmadığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000.000.000.-TL.nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili, işlemin idare tarafından ihdas edildiğini, davada idari yargının görevli bulunduğunu, bankaların Fon'a devrinden önce gözetim ve denetim sorumluluğunun bulunmadığını, esasen davacıların diğer davalıya el konulmasından sonra off-shore'daki paralarını muvazaalı olarak 04.07.2003 tarihinde 03.07.2003 tarihine yönelik olarak işlem yaptıklarını, 5021 sayılı Yasa uyarınca bir ödeme yapılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkili yönetimine el konulduğunu, davada husumet düşmeyeceğini, Bakanlar Kurulu kararı ile bu tür hesapların ödenmemesinin kararlaştırıldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun el koyma işlemini yasadan doğan yetkilerle yaptığını, bu davalı aleyhine açılan davada idari yargının görevli bulunduğunu, diğer davalı bakımından da para tahsil edilmeden kayıtlarda off-shore hesabından mevduat hesabına işlem yapıldığı, bu işlemin 04.07.2003 tarihinde yapılıp 03.07.2003 tarihine yönelik gerçekleştirildiği, 5021 sayılı Yasa'nın 1 nci maddesi ve Bakanlar Kurulu'nun 2003/6668 sayılı kararı ile ödeme yapılamayacağı, el konulmadan sonra muvazaalı işlem yapıldığı, bankaya el konulduğu ve alacak talep edilemeyeceği gerekçesiyle, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu hakkında açılan davada idari yargı görevli olduğundan bu davalı hakkındaki dava dilekçesinin görev nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılardan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fon'u hakkındaki davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının yerinde olmasına göre, davacılar vekilinin anılan davalıya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davalıya yönelik verilen görevsizlik kararının onanması gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı T.İmar Bankası A.Ş. hakkında da davanın esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemize intikal eden dosyalardan anılan Bankanın iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, İİK. nun 194 üncü maddesi hükmü dikkate alınarak alacaklıların ikinci toplantısı yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmamış ise bir ara kararı ile davalı T. İmar Bankası A.Ş. hakkındaki davanın alacaklıların ikinci toplantısından 10 gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi ve bu tarihten sonra yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilin T.imar Bankası A.Ş. hakkındaki diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gere görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki kararın ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle T.İmar Bankası A.Ş'ne yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy