(6762 S. K. m. 4, 816) (1086 S. K. m. 9, 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.11.2004 tarih ve 2003/1085 - 2004/1200 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin düzenlediği mavi yolculuk seyahatine ilişkin olarak, davalının Türkiye'de bilet satışı yaptığını, ancak bu satışa ilişkin davalının sattığı biletlerin bedellerini müvekkiline ödemediğini, hakkında başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın TTK. nun 4 üncü kitabına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Deniz İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının acentesi olduğunu iddia ettiği davalıdan, yolcu bilet satış bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili düzenlemelerin TTK. nun Dördüncü Kitabına ilişkin olduğu, davanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilerek, dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesi olup, uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davanın, deniz yolu ile taşıma sözleşmesine dayalı olmadığı, 6762 sayılı TTK. nun Deniz Ticareti başlıklı 4 üncü kitabında düzenlenen hükümlerin uygulanmasını gerektirmediği sabittir.
Bu itibarla, mahkemece, davaya bakmakla görevli olduğu dikkate alınarak, uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy