(2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.05.2005 tarih ve 2004/200-2005/393 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İmar Bankası Arş. İflas İdaresi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka aracılığı ile hazine bonosu satın aldığını, vadeden üç gün önce bankanın faaliyet yapma yetkisinin kaldırıldığını, bankanın aslında yetkisi olmadığı halde bu bonoları sattığının belirlendiğini ileri sürerek, 31.322.400.000.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İmar Bankası A.Ş. vekili, bankadaki mevduatın TMSF güvencesi altında olup, bankanın ödeme makamı olmadığını, hazine bonolarının güvence kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı BDDK. vekili, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, husumetleri bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF. vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, husumetleri bulunmadığını, hazine bonosunun güvence dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı bankanın açığa satış işlemi yapmak sureti ile davacıya hazine bonosu sattığı, bankanın tüzel kişiliğinin devam etmesi nedeniyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalılar BDDK. ve TMSF. aleyhine açılan davanın idari yargı görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin reddine, 31.322,40.YTL.nin davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı İmar Bankası A.Ş iflas idaresi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı banka aracılığı ile satın alınan hazine bonolarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dairemize intikal eden dosyalardan bilindiği üzere hüküm tarihinden sonra 08.06.2005 tarihinde davalı bankanın iflasına karar verilmiştir. Bu durumda davalı banka yönünden İİK. nun 194 üncü maddesi uyarınca işlem yapılması gerekmektedir. Anılan maddeye göre, iflasın açılması ile müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları, acele haller ve maddede yazılı olanlar haricinde durur ve ancak alacaklıların ikinci toplantısından 10 gün sonra devam olunabilir.
O halde mahkemece, taraf sıfatına ilişkin bu durumun re'sen gözetilerek bir ara kararı ile davalı banka hakkındaki davanın alacaklıların ikinci toplantısından 10 gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi ve bu tarihten sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı banka iflas idaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka iflas idaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmemesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy