(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 333)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.07.2005 tarih ve 2004/1132-2005/525 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı karşı davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olduğunu, inşaat yapımında kullanılan parke ve seramikten çok daha fazlası inşaatta kullanılmış gibi gösterilerek bedelinin kooperatiften tahsil edildiğini, bu şekilde kooperatife fazladan fatura edilen toplam tutarın 41.758.750.000- TL. olduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatif menfaatine yapılan fiyat düşürücü tüm usulsüzlüklerden tüm ortakların haberdar olduğunu, kooperatifi hiçbir şekilde zarara uğratmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı dava da ise, bahçe için kendi cebinden yaptığı ve kooperatife yansıtılmayan 2.000.000.000- TL., yangın istinat depoları için 3.000.000.000- TL., tahakkuk etmesine rağmen ödenmeyen son üç aylık huzur hakkı ücreti olan 4.500.000.000- TL. ve doğal gaz işçiliği olan 720.000.000- TL. olmak üzere toplam 10.220.000.000- TL. nın tahsilini istemiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, kooperatif eski yönetim kurulunun kooperatife yapılan işler nedeni ile kooperatife 38.187.250.000- TL. lik zarar verdikleri, müteselsil sorumlu olan davalının bu zarardan sorumlu olduğu, eski yöneticilerin ilgili yıllarda ibra edilmelerinin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, davalının kooperatif için yaptığı şahsi 3.720.000.000- TL. lik harcamasını kooperatiften talepte haklı görüldüğü, huzur hakkı konusunda alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı-karşı davacının çalıştırılan kişilere yapılan fark ödemelerin belirtilen şekilde muhasebeleştirildiğine ilişkin savunmasının kanıtlanamamış bulunmasına göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, kooperatif eski başkanı olan davalı-karşı davacının kooperatife vermiş olduğu zararın tahsili, karşı dava ise, davalı-karşı davacının kooperatif için yapmış olduğu şahsi harcamaların ve huzur hakkı alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.
Uyuşmazlık, ilgili genel kurulda görüşülmemesine rağmen huzur hakkı alacağına hak kazanılıp kazanılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, huzur hakkı konusunda alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davada davalı-karşı davacının bu kalem isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, gerek dosya arasında bulunan kooperatif anasözleşmesinde, gerekse 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve TTK.'nda yöneticilere ücret verilmesini engelleyen bir hüküm bulunmadığına, huzur hakkı verilen bir emeğin karşılığı olmasına göre, genel kurulda kararlaştırılmamış olsa bile, 1163 sayılı Kanun'un 98 nci maddesi delaleti ile TTK. nun 333 üncü maddesi gereğince, yaptığı hizmet ve katıldığı toplantılar gözönünde bulundurularak bilirkişi aracılığı ile davalı-karşı davacının ne kadar ücrete hak kazanacağı tespit ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yerinde görülmeyen yazılı gerekçe ile bu kalem istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy