(6762 S. K. m. 116)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.05.2005 tarih ve 2004/476 - 2005/364 ayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı sigorta şirketi ile yaptıkları 23.11.2000 tarihli sözleşme ile sigorta acenteliği faaliyetine başladığını, ancak 10.7.2003 tarihinde müvekkiline bilgi ve haber verilmeksizin müvekkilinin online bağlantısı kesilerek faaliyetlerinin engellendiğini, daha sonra da 25.7.2003 tarihinde tebliğ edilen ihbarname ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilince hesaplaşmanın tamamlanmasının istenildiğini, ancak teminat mektuplarının müvekkiline 2004 yılı Ocak ayı itibarıyla iade edilirken, kapanış masrafı adı altında, hesaptan haksız yere 1.850.000.000.TL. kesinti yapıldığını ileri sürerek, komisyon alacaklarına karşılık olarak 6.642.000.000. TL. maddi ve 5.000.000.000.TL. manevi tazminat ile haksız olarak kesilen 1.850.000.000.TL. alacağın temerrüt faizleriyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haklı nedenlerle ve ihbarla feshedildiğini, davacının bir alacağının bulunmadığını ve 1.850.000.000.TL.nin hesap durumuna göre tahsil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle tazminat istemlerinin yerinde olmadığı, ancak teminat mektuplarından yapılan tahsilin haksız olduğu, 1.500.000.000.TL. ödemenin mahsubu ile bakiye 350.000.000.TL.nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne ve anılan meblağın temerrüt faiziyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hesaptan yapılan 1.850.000.000.TL. kesintinin reddedilen kısmına ilişkin olarak, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına davacı vekilince itirazda bulunulmamasına ve aksine rapora göre karar verilmesinin istenilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı olarak, komisyon alacağı kapsamında maddi tazminat ile manevi tazminat ve hesaptan haksız olarak kesildiği ileri sürülen paranın ödenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle, sözleşmenin haklı olarak feshedildiği kabul edilerek, buna göre hüküm kurulmuş ise de; hükme dayanak yapıldığı belirtilen bilirkişi kök ve ek raporda, bu yönde bir görüş belirtilmediği gibi, bu sonuca varılmasını sağlayacak dosyada başkaca bir gerekçe veya delile de rastlanılmamıştır.
Davalı tarafça, acentelik sözleşmesinin 24/2. maddesinde açıklanan haklı fesih nedenleri kapsamında, sözleşmenin 7. ve devamı maddelerinde sayılan nedenlerden her hangi birine dayanılmadığı gibi, bilirkişi raporunda; davalı tarafça fesih nedeni olarak ileri sürülen pirim artışının azlığı ve hasar pirim oranının yüksekliği nedenlerinin dosya kapsamına göre haklı bir fesih nedeni sayılamayacağı, bunun sözleşmenin 2. maddesine göre özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturabileceği, ancak sözleşmede bunun bir müeyyidesinin bulunmadığı belirtilmiştir. Ek raporda da bu durumun haklı bir neden olarak kabul edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, sözleşmede açıkça sayılan haklı fesih nedenleri ile, davada ileri sürülen nedenler ve emsal olarak belirtilen diğer üç acentenin hesapları ile davacı acentenin hesaplarının karşılaştırılması birlikte değerlendirildiğinde, somut olayın, sözleşmenin 24/2. maddesinde düzenlenen haklı bir fesih nedeni olarak kabulü mümkün değildir.
Kaldı ki, sözleşmenin haklı bir nedenle feshedilmiş olması halinde bile, feshin sonuçlarını düzenleyen sözleşmenin 25/2 maddesinde, ... acente aracılık ettiği veya sözleşme yaptığı işlerin yenilenmeleri ve portföyün mülkiyeti konusunda bir hak veya tazminat talep edemez. Ayrıca, aracılık faaliyetleri ile ilgili olarak yapmış olduğu madde 21'de bahsedilen harcamalara ilişkin hiçbir tazminat ve geri ödeme talebinde bulunamaz. Sözleşmenin feshi halinde acentenin borcu muaccel olur... hükmü olmasına göre, davacının fesih tarihine kadar maddi tazminat kapsamında dönüşümlü komisyona hak kazandığının kabulü gereklidir. Zira, sözleşmenin anılan hükmünün bu şekilde anlaşılıp yorumlanması gerekmekte olup, sözleşmenin feshinden sonra geri dönüşüm komisyonlarının verilemeyeceğine ilişkin bir düzenleme de sözleşmede yer almamaktadır.
O halde, mahkemece, öncelikle sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin kabulü ile bunun sonucuna göre, tazminat istemlerinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy