(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.06.2005 tarih ve 2004/283 - 2005/322 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete zorunda trafik sigortalı bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, müvekkili tarafından hak sahiplerine toplam (30.000.000.000.-) TL ödemede bulunulduğunu, davalı sigortacının poliçe teminat limiti olan (7.000.000.000.-) TL.nı zamanında hak sahiplerine ödemeyerek zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek, işlemiş faiziyle birlikte toplam (18.500.000.000.-) TL.nın, müvekkilinin hak sahiplerine ödeme yaptığı 02.01.2004 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca davacı tarafından hak sahiplerine 02.01.2004 tarihinde (30.000.000.000.-) TL ödemede bulunulduğu, ancak davacı tarafından davalı sigortacının temerrüde düşürüldüğü hakkında bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (7.000.000.000.-) TL.nın 02.01.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zorunlu trafik sigorta sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı hak sahipleri tarafından işbu davanın davacısı olan Ali Özkan aleyhine açılan önceki davada hükmedilen meblağ, Ali tarafından hak sahiplerine ödenmiş, aynı davada, işbu davanın davalısı ve Ali'ye ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olan Koç Allianz Sigorta A.Ş.'ne de dava ihbar edilmiş, ancak sigorta şirketince herhangi bir ödemede bulunulmamıştır.
Somut uyuşmazlıkta ise, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, olay tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilmiş, mahkemece davalı zorunlu trafik sigortacısının temerrüde düşürüldüğü hakkında davacı tarafından bir kanıt sunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Oysa davacı vekilince, olay tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi talepleri kabul edilmezse, davalı sigortacının dava dışı hak sahipleri tarafından açılan önceki davada yapılan tebligata rağmen ödeme yapmayarak zararın artmasına neden olunduğu, dolayısıyla davalının en azından bu ihbar tarihinden itibaren temerrüde düştüğü ileri sürülmüş, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde dahi, hukukumuzda dahili dava adı altında bir kurumun olmadığı, ancak bu ihbarın davadan haberdar oldukları tarih olarak kabul edilmesi halinde, müvekkillerinin sorumluluğunun olay tarihinden değil bu ihbar tarihinden itibaren söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Davacı vekilinin yukarıda açıklanan faiz talebi yönünden ise, mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesindeki beyanlar da dikkate alınarak, davalı sigortacının ilk yargılamada yapılan ihbar tarihinde temerrüde düştüğüne ilişkin davacı iddiası değerlendirilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy