(5846 S. K. m. 4, 16, 17, 57, 70)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.09.2005 tarih ve 2004/567 - 2005/452 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin seramik sanatçısı olduğunu, davalı kuruma bağlı Eğitim Doktrin Komutanlığı sosyal tesislerinin duvarına, aralarındaki anlaşma gereğince Hitit Gözü isimli seramik panosunu yaptığını, aradan geçen zaman içinde eser sahibi olan davacıya bilgi verilmeden eski hale getirilemeyecek şekilde bu seramik panoya zarar verildiğini ileri sürerek, FSEK. nun 70/1 maddesi uyarınca 4.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Hitit Gözü adlı seramik rölyef eserin FSEK. nun 4/1-4 maddesi anlamında resim veya süsleme sanatı ürünü niteliğinde güzel sanat eseri olduğu, eserin fiziki mülkiyetinin davalı kuruma verilmesine karşın fikri mülkiyetinin FSEK. nun 57/1 inci maddesi uyarınca davacıda kaldığı, yapılan tadilat sırasında davalının gereken özen ve hassasiyeti göstermeyerek eserin eski hale gelmeyecek derecede zarar gördüğü, FSEK. nun 16, 17/2. maddeleri aracılığı ile aynı yasanın 70/1 nci maddesi anlamında davacının manevi zararının bulunduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sanat eserine zarar verme eyleminin suç teşkil etmiş olması nedeniyle, uygulanacak olan uzamış ceza zamanaşımının geçmemiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy