(6762 S. K. m. 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2005 tarih ve 2003/1249-2005/115 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.03.2007 gününde, taraf adına çıkarılan davetiyenin bila tebliğ iade olması ve aynı gün duruşma isteminden vazgeçildiğine dair 27.03.2007 günlü dilekçe verilmiş olmasına göre dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin 1995 yılından beri marka ve ticaret ünvanı olarak tescilli BİM ibaresiyle iltibas oluşturan BEN sözcüğünü ticaret ünvanı olarak tescil ettirip kullandığı gibi müvekkilininkine benzer biçimde marka olarak da kullandığını ileri sürerek, haksız rekabet ve markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka ve unvanlar arasında benzerlik bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, mübrez belgelere göre, davalının BEN ve davacının BİM unsurlu markalarının değişik ürün ve hizmetler için tescilli olduğu, davalının marka başvurusuna yapılan itiraz üzerine bazı ürünlerin eşya listesinden çıkartıldığı, davalının tescilli ticaret ünvanını ve markasını kullanmasının haksız rekabet oluşturmadığı, taraflara ait BEN ve BİM ibareleri arasında görsel, işitsel veya anlamsal benzerlik bulunmadığı, iltibas tehlikesi olmadığı, davalı markasının davacınınkine benzer kutu içerisinde gösterilmesinin iltibas doğurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketin bastırdığı antetli kağıtlarda ve kartvizitlerde davacının 03.10.1997 tarih ve 187590 no'lu BİM Toptan Fiyatına Perakende Satış markasının Toptan Fiyatına Perakende Satış ibarelerine kendi tescilli markası altında yer vererek tanıtım ve pazarlamada temel slogan olarak aynen kullandığı yolunda kanıtlar sunulduğuna ve davadan sonra bu sloganın kaldırılarak yerine Her Zaman En Ucuz sloganının kullanıldığı iddia edildiğine göre, davalının dava tarihinde sabit olan bu eyleminin davacı şirkete ait anılan tescilli markaya tecavüz oluşturup oluşturmadığının ayrıca irdelenerek değerlendirilmesi gerekirken, sadece tarafların BİM ve BEN markaları ile sınırlı inceleme ve yetersiz gerekçeyle davanın tümüyle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy