(6762 S. K. m. 772) (CMR m. 30)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.04.2005 tarih ve 2002/437-2005/283 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin yüklerinin yurt dışına taşımalarının yapılarak malların alıcılarına teslim edildiğini, davalı şirketin taşımalardan kaynaklanan navlun borçlarını taşımalar sırasında malların hasara uğradığı iddiasıyla eksik olarak ödediğini, ancak davalının taşınan yüklerdeki hasar iddiasını ispat edemediğini ileri sürerek 4805 DM navlun alacağının ödeme günündeki satış kuru üzerinden TL'na çevrilerek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gerçekleştirdiği taşımalar sırasında meydana gelen hasar ve kayıplardan kaynaklanan zarar müvekkili şirket tarafından davacıya fatura edilerek faturaların tebliğ edildiğini ve söz konusu faturaların yasal sürede müvekkiline iade edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının 105 DM dışında bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 105 DM'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirket tarafından yapılan taşımalar nedeniyle oluşan navlun alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacının CMR'ye tabi olarak gerçekleştirdiği taşımalardan kaynaklanan alacağı taşınan malların bir kısmının hasarlı olarak teslim edilmiş olması nedenine dayalı olarak davalı tarafından ödenmemiştir. Taşınan maldaki hasarın tespiti ve bildirimi hususları CMR 30. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede gönderilenin malı taşıyıcı ile birlikte kontrol etmesi gerektiği, kontrol etmeden ve taşıyıcıya karşı ihtirazi kayıt ileri sürmeden eşyayı teslim aldığı takdirde aksi ispat edilinceye kadar gönderilenin eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu şekilde teslim aldığının varsayılacağı, ihtirazi kaydın ziya veya hasarın haricen belli olduğu durumlarda en geç eşyanın teslimi anında, ziya veya hasarın haricen belli olmadığı durumlarda ise en geç Pazar ve resmi tatil günleri hariç teslim tarihini izleyen yedi gün içerisinde ileri sürülmesi ve haricen belli olmayan ziya veya hasarlarda ihtirazi kaydın yazılı olmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, CMR belgelerinin üzerinde hasarlı karton sayısı belirtilmişse de söz konusu bu belgeler üzerinde taşıyıcı temsilcisinin imzası bulunmamaktadır. Davalı tarafça anılan belgeler ve hasarı belirlemeye elverişli bulunmayan fotoğraflar dışında teslim edilen mallardaki hasarın varlığına, nedenine, niteliğine ve meydana gelen zararın miktarını hesaplamaya yönelik bilgi ve belgeler sunulmamıştır. Davacı temsilcisinin imzasını veya imzadan çekinmişse bu hususu belirtmeyen taşıma belgeleri ile hasarı ispata yeterli olmayan fotoğraf görüntüleri ve davalı şirkete yurt dışı firma tarafından kesilmiş bulunan faturalara dayalı olarak davacının hak ettiği navlun ücretinden kesinti yapılması doğru değildir. Bu durumda mahkemece davalı tarafça CMR 30. maddesine uygun olarak yapılmış bir hasar tespiti veya bildirimi ile taşınan mallardaki hasarı, hasarın nedenini, boyutunu ispatlayan ve davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün geçerli delillerin sunulması halinde savunmasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken davalı savunmasını ispata yeterli bulunmayan, CMR 30. maddesine uygun olarak düzenlenmemiş olan ve davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün olmayan yurt dışı firma faturaları esas alınarak, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy