(1479 S. K. Ek m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.06.2005 tarih ve 2003/488 - 2005/269 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan vadesiz mevduat hesabına 2002 yılı için eksik faiz hesaplandığını ve bunun talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, ödenmeyen faiz alacakları toplamı 1.747.088.823.-TL'nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının valör tarihini yanlış belirlediğini, müvekkilinin eksik faiz tahakkuk ettirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın işlem tarihine göre bir sonraki iş gününü valör tarihi olarak esas almasının doğru olduğu, bu durumda davacı kurumun faiz alacağının olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Genel Müdürlüğün davalı banka nezdindeki vadesiz mevduat hesabına, eksik tahakkuk ettirilen faizin 1479 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesine göre tahsili istemidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, genel yönetim giderleri hesabına aktarılan paralara uygulanacak valörün ne olduğuna ilişkin olup, somut olayda, mahkemece, davaya konu hesabın genel yönetim giderleri hesabı olduğu, 15.12.2000 tarihli protokol hükümlerinin bu hesaba uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davalı bankanın uygulamasının doğru olduğu ve davacının faiz alacağı olmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiştir.
27.08.2004 tarihli bilirkişi raporunda, davalı bankanın Ankara-Yenişehir Şubesinde bulunan davaya konu hesabın, 15.12.2000 tarihli protokol hükümlerinin uygulandığı prim tahsil hesabı değil, davacı kurumun genel yönetim giderlerinin toplandığı hesap olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece, davaya konu hesabın niteliği, 1479 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesine tabi olup olmadığı, hesaba intikal eden paraların kaynağının ve işleyiş sisteminin ne olduğu, hesaba aktarılan paralara yönelik talimatın kim tarafından verildiği, taraflar arasında yapılan protokol hükümlerinde bu konuda açıkça düzenleme olup olmadığı, talep edilen döneme kadar süregelen uygulamanın ne olduğu, bu hesaba yönelik bir anlaşmanın olup olmadığı, hesabın işleyiş sistemine göre valör hesaplamasının nasıl olması gerektiği konusunda, bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişi veya kurulundan yeniden rapor alınmak suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy