(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.03.2005 tarih ve 2004/67 - 2005/72 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ali Demirel vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta şirketi vekilinin, TTK.nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı, davalılardan Ali Demirel vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 inci maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas Adli Tıp raporuna göre davalılardan sürücü Ali Demirel 2/8 oranında kusurlu bulunmuş olup, buna göre hüküm tesis edilmiştir.
Davacı yan, delil listesinde savcılık hazırlık evrakı ve ceza dosyası deliline de dayanmış olup, mahkemece, Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan yazıya verilen cevapta, olayla ilgili bir hazırlık soruşturmasının bulunmadığı bildirilmiş ise de, dosyada mevcut otopsi tutanağında yazılı hazırlık soruşturması numarasından yola çıkılarak ya da davacıdan dayandığı delil ile ilgili açıklama istenerek, ceza davası açılıp açılmadığının üzerinde yeterince durulması mümkün iken, mahkemenin gerekli görüp araştırmasına başladığı anılan hususta, savcılığın yetersiz yazısına itibar edilmesi doğru olmamıştır. Nitekim, davalılardan kararı temyiz eden Ali vekili, temyiz dilekçesine Ali'nin beraatına ilişkin kesinleşmiş ceza ilamı fotokopisini eklemiştir. Bu ceza ilamında, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora itibar edilmiştir. Ayrıca, temyiz dilekçesine ekli diğer karara göre Ali'nin, davacının selefi malike ve sürücüye karşı aynı mahkemeye işbu davadan sonra açtığı ve sonra karara bağlanan hukuk davasında, Ali, ceza ilamındaki Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek, kusursuz bulunmuş ve dava kabul edilmiş olup, kararın kesinleştiği temyiz dilekçesinde ileri sürülmüştür. Bu durumda, ceza davasında ve o hukuk davasında, Ali kusursuz bulunmuş iken, işbu davada yine Adli Tıp Kurumu'nun başka tarihli bir raporuna göre 2/8 oranında kusurlu kabul edilmiş olup, aynı olaya ilişkin farklı ve çelişkili raporlara dayalı, farklı ve çelişkili hükümlerin önlenmesi bakımından, bu durum üzerinde durulması, o hukuk davasında alınan ilamdaki saptanan kusursuzluğa ilişkin delilin, işbu dava için, kesinleşmiş ise güçlü delil niteliğinde olacağının kabulü ile yeni bir rapor alınıp çelişkinin giderilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan Ali vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy