(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.03.2005 tarih ve 2004/87-2005/119 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin faturaya dayalı alacağı nedeniyle başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki taşımacılık anlaşmasının collect olduğunu, navlun ücretinin teslimat yapılan şirketten malın tesliminden önce alınması gerektiğini, bundan sonra ödeme makbuzu ve faturanın müvekkiline gönderilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın taşıma işinden doğan alacağının 4300.USD olduğu ancak taşıma ücretinin USD olarak ödeneceğine dair yazılı sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazın 4300 USD karşılığı 5.684.600.000. TL ile sınırlı olarak iptaline, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve navlun alacağına yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, aleyhine yapılan icra takibine süresi içerisinde itiraz ederek takibin durmasına neden olmuştur. Uyuşmazlık navlun alacağından kaynaklanmış olup, miktarı taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenmiş bulunmasına göre borçlu tarafından hesabının yapılabilmesi mümkün bulunduğundan alacağın likit olduğu tartışmasızdır. O halde davalı aleyhine asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 230,21. YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy