(6762 S. K. m. 309, 320, 341) (818 S. K. m. 528) (1086 S. K. m. 27, 438) (4743 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.07.2005 tarih ve 2005/257 - 2005/422 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın eski yöneticileri olan davalıların, dava dışı İzmir Elektronik San. Tic. A.Ş.'ne usulsüz kredi kullandırmak suretiyle, müvekkili bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek, (465.814.218.400.-) TL.nin, 25.07.2000 tarihinde (76.000.000.000.-) TL.lık alacak kısmının tahsil edilmiş olduğu da dikkate alınarak, temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, dosyanın gönderildiği Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce de, fon ve fon bankalarının iflas idareleri tarafından açılan hukuk davalarına, o yerde birden fazla ticaret mahkemesinin bulunması halinde 1 ve 2 nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce bakılacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, oysa somut olayda TTK.nun 309 ve 341 nci maddeleri uyarınca, banka yöneticilerinin haksız eylemlerinden kaynaklanan tazminat isteminin söz konusu olduğu, 4389 sayılı Kanun'un 14/5-d maddesinde belirtilen davalardan olmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın merci tayini için Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı banka denetçileri, bankanın eski yöneticileri olan davalıların usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankayı zarara uğrattıklarından bahisle zarar miktarının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davanın ilk olarak açıldığı Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi, işbölümü itirazını kabul ederek dosyayı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne göndermiş, anılan mahkemece de olaya 4389 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağından bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
Mahkemenin de isabetli olarak belirlediği şekilde uyuşmazlık 4389 s. K.nun uygulanmasından kaynaklanan bir dava değil, banka eski yöneticilerinin usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla TTK.nun 320, 341 ve BK.nun 528 nci maddelerine dayalı olarak banka denetçileri tarafından açılmış bir sorumluluk davası olması nedeniyle, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı yerinde olmayıp, mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, HUMK.nun 25 inci maddesi uyarınca, bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise, bu görevsizlik kararı dosya kendisine gönderilen mahkemeyi bağlamayıp, o mahkeme de görevsizlik kararı verebilir. Bu ikinci görevsizlik kararı da temyiz edilmeksizin kesinleştiği taktirde görevli mahkeme, merci tayini yolu ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından belirlenecektir. Dolayısıyla mahkemenin ikinci görevsizlik kararını verdiği esnada kararın temyiz edilip edilmeyeceği bilinemeyeceğinden dosyanın karar kesinleştiğinde Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi şeklinde karar alınması doğru olmamıştır. Zira son görevsizlik kararının temyiz edilmesi ile Yargıtay'ca verilecek onama kararı gönderilen mahkemeyi bağlayacağından hükümdeki bu ibarenin uygulanma imkanı da ortadan kalkacaktır.
Yine mahkemece HUMK.nun 27 nci maddesine aykırı şekilde, görevsizlik kararı verildiği halde görevli mahkemenin bildirilmemesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1.bendinin 5.satırındaki mahkememizin görevsizliğine ibaresinden sonra gelmek üzere karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ibarelerinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 3 üncü bendinin 1 ve 2 nci satırındaki karar kesinleştiğinde dosyanın mercii tayini için Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın HUMK.'un 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Halk Bankası A.Ş. yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy