(2004 S. K. m. 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada T. Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.07.2005 tarih ve 2005/82- D. İş-2005/91 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi borçlu N. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İtiraz eden borçlu vekili, ihtiyati hacze konu çek için açılan çek iptali davasında talepleri üzerine mahkemece çekin tedbiren ödenmemesi veya başlayacak takibin ve ilgili işlemlerin tedbiren durdurulması için 18.05.2005 tarihinde teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilmiş bulunan bu tedbir kararına rağmen mahkemece 23.06.2005 tarihinde aynı çek için ihtiyati haciz kararı verilmesinin kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, takibe başlanması nedeniyle artık ihtiyati haczin kaldırılması yetkisinin icra mahkemelerine ait olduğunu, esasa ilişkin olarak da ihtiyati tedbir kararı hatta ödeme yasağı kararı verilmesinin ihtiyati hacze engel teşkil etmediğini belirterek borçlunun talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece ihtiyati haciz kararına karşı itiraz üzerine duruşma açılarak yapılan incelemeye ve tüm dosya kapsamına göre, İcra takibi başlandıktan sonra yapılan itiraza bakmaya -İcra tetkik merciinin yetkili ve görevli olduğu gerekçesiyle itiraz dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, geçici olarak verilen ihtiyati haczin tatbikinin durdurulmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, borçlu N. vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkindir. Borçlu, aleyhine verilen ihtiyati haciz kararına karşı İİK'nun 265. maddesinde belirtilen sebeplere dayalı olarak itirazda bulunmuştur. ihtiyati haciz kararlarına karşı anılan madde uyarınca yapılacak itirazları inceleme görevi İcra takibine geçilmiş olsa bile ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye ait bulunmaktadır. İcra tetkik mercii, İİK'nun 265. maddesi uyarınca yapılacak itirazları incelemeye görevli değildir. ihtiyati hacze itirazı incelemeye bu kararı veren mahkemenin görevli bulunduğuna ilişkin kuralın tek istisnası, ihtiyati hacze konu alacak hakkında dava açılması halidir. Bu durumda ihtiyati hacze itiraz, uyuşmazlığın görüldüğü mahkemece incelenecek olup, somut olayda henüz haciz kararına konu alacak hakkında taraflar arasında görülen bir davanın varlığı da ileri sürülmediğinden, mahkemenin yapılan itirazı inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile kendini görevsiz görerek yazılı şekilde icra tetkik merciinin görevli olduğuna karar vermesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle borçlu yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu N. S. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın borçlu yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy