(6762 S. K. m. 1301) (2820 S. K. m. 71)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.06.2005 tarih ve 2005/195-2005/315 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde Turistik Paket Sigorta Poliçesi sigortalı otelin bal o salonunda bulunan emtianın davalı siyasi partinin Yüreğir ilçesinin kongresi sırasında çıkan olaylar nedeniyle hasar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 4.895.946.600-liranın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet ve esas yönünden davanın reddini istemiştir. Mahkemece, hasarın hasarı gerçekleştiren kişilerden istenebileceği, davanın bu davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 28.12.2004 tarih 2004/3555-12984 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmayarak önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
H.G.K. 21.10.2005 tarih 2005/11-569-601 sayılı kararı ile mahkeme kararının direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni bir hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, TTK. nun 1301 nci maddesine göre açılmış, Turistik Paket Poliçesi'nden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamından sonra ilk kararda dayanılmayan Siyasi Partiler Kanunu'nun 71 nci maddesine göre yapılan değerlendirme sonucu davalı parti ilçe teşkilatı ile davacı sigortalısı arasında anılan madde uyarınca bir sözleşme yapılmadığı, bu konuda merkez karar ve yönetim kurulunca yazılı bir yetki verilmediği gibi sonradan bir kararla da onaylanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak yargılama sırasında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71 nci maddesine göre, davaya konu ilçe kongresinin yapılacağı yer ile ilgili davalı parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılması, yükümlülük altına girilmesi yolunda merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilip verilmediği veya yapılan sözleşmenin sonra bir kararla onaylanıp onaylanmadığının araştırması yapılmamış, bu konu sadece 02.10.2003 günlü ara kararla ilgisi olmadığı halde davacı sigortalısından sorulmuştur. Bu nedenle öncelikle açıklandığı şekilde Siyasi Partiler Kanunu'nun 71 nci maddesine uygun bir işlem bulunup bulunmadığı yolunda taraflardan delilleri sorulup, değerlendirilmesi, gerekirse davalı partinin kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz istemimin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy