(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fatih Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.09.2005 tarih ve 2004/224-2005/251 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK. nun 1301 inci madde hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davalılardan Hüseyin Gülal hakkındaki davanın reddine, davalı Murat Demir hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davalılardan Hüseyin Gülal'ın davacıya kaskolu aracın çalındığı oto yıkama yağlamanın maliki ya da işleticisi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, Çapa Vergi Dairesi'nin, davalı Murat Demir'in 20.01.2004 tarihinde oto yıkama yağlama işinden dolayı mükellefiyet tesis ettirdiği ve mükellefiyetin devam ettiğine ilişkin yazısı üzerine, davalı Hüseyin'in işyeri maliki olmadığı sonucuna varılarak, bu davalı hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, somut olayda olay tarihi 28.01.2004, davalı Hüseyin Gülal'a ait vergi levhasında işe başlama tarihi 12.05.2003, bu belgenin tasdik tarihi 03.06.2003, diğer davalının işe başlama tarihi vergi levhasında 20.01.2004, yine bu belgenin tasdik tarihi ise hırsızlık tarihinden sonraki bir tarih olan 11.02.2004 tarihi olup, davalı Murat Demir'in salt işe başlamış olması diğer davalının işi terk ettiği anlamına gelmeyeceği gibi, mahkemece, davalı Hüseyin'in hangi tarihte işi bıraktığı açıkça ilgili vergi dairesinden sorulmadan, yukarıda anılan tarihler dahi denetime elverişli şekilde tartışılmadan, salt anılan Vergi Dairesi'nin yazısı ile yetinilerek, sonuçta eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy