(2004 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.09.2005 tarih ve 2005/283-2005/525 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken ortaklıktan ihraç edildiğini, bu ihraç kararının iptali için açılan dava görülmekte ve aksi yönde ihtiyati tedbir kararları alınmış iken, müvekkiline tahsis edilen konutun diğer davalı Ahmet Nusret Aşık adına tapuya tescil edildiğini ve anılan davalı tarafından konut kredisi almak için ipotek verildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bu kez davalı banka tarafından girişilen icra takibinde satılarak davalı Gökhan Karakoyun adına tapuda tescil edildiğini, bu işlemlerin yolsuz ve batıl olduğunu ileri sürerek, öncelikle ihalenin feshini ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini, bu talep kabul edilmezse taşınmazın satış değeri olan (43.000) YTL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalı kooperatif ile Ahmet'ten müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, icra sırasında yapılan satışlardaki ihalenin feshi davalarına bakma görevinin icra mahkemelerine ait olduğu, her ne kadar terditli dava açılmışsa da öncelikle ihalenin feshinin talep edildiğinden bu konunun halledilmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir İcra Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihalenin feshi, tapu iptali ve tescil, bu talepler kabul edilmezse, tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının hak iddia ettiği dava konusu konutun davalı kooperatifçe davalılardan Ahmet adına tapuya tescil edildiği, anılan davalı tarafından konut kredisi almak için davalı bankaya ipotek verildiği, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından girişilen icra takibinde de, diğer davalı Gökhan tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır.
İİK. nun 134/II, III. maddesi uyarınca, cebri icra ile satış normal bir satış değildir. Bu nedenle cebri icra satışlarının feshi de ancak cebri icra hukukuna göre ve şikayet yolu ile olur. Fesih için genel mahkemelerde dava açılamaz. İhalenin feshine ilişkin şikayet görevsiz genel mahkemede yapılırsa, genel mahkeme dosya üzerinden görevsizlik kararı verir ve bu karar kesindir.
Somut uyuşmazlıkta ise, mahkemece ihalenin feshi talebi yönünden görevsizlik kararı verilmesinde bir usulsüzlük yok ise de, davacının diğer talepleri yönünden de aynı kararın verilmesi doğru olmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, ihalenin feshine ilişkin istemin ayrılarak bu talep yönünden görevsizlik kararı verilmesi, diğer talepler yönünden ise, ihalenin feshi isteminin icra mahkemesindeki sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy