(2004 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.09.2005 tarih ve 2005/12-2005/509 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Serkan vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Serkan'ın müvekkilinin acentesi, diğer davalıların ise müvekkili lehine ipotek verdiğini, ödenmeyen primler nedeniyle acente davalının 22.679.651.703 TL. borcu bulunduğunu ileri sürerek, bu meblağın davalılardan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının ticari defterlerini delil olarak göstermediği, ödeme belgesi ibraz etmediği, tarafların sözleşme ile kabul ettikleri davacı defterlerine göre davacının istem kadar alacaklı olduğu, davacının iptali gereken poliçeleri iptal edip, acentesi davalı adına alacak olarak yansıttığı, iptal edilmemesi gerekenler için acentenin borçlu olduğu, diğer davalıların sözleşmede imzaları bulunmadığı, ipotek akit tablosunda da diğer davalılar aleyhine bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, davanın davalılardan Serkan yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Serkan vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, acentelik sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davalılardan Serkan A. acente olup, diğer davalıların Serkan'ın borcu için davacı lehine ipotek verdikleri ileri sürülmüş olup, ipotek belgesinde davalılardan Serkan'dan söz edilmemesine ve acentelik sözleşmesine de diğer davalıların imza atmamış bulunmalarına rağmen davacı sigortacının acenta Serkan A.'ın davalılardan acentenin borcuna yönelik diğer davalıların ipotek verdiklerini iddia ettiği ve ipotek belgesinde davacının alacaklı, diğer davalıların borçlu olduğunun belirtildiği ve İİK'nun 45. madde hükmü gözetilerek, alacaklının önce ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişmesi, bakiye alacağı kalırsa işbu davayı açması gerekirken, mahkemece, rehnin varlığına rağmen asıl borçlu hakkında genel hükümlere göre alacak davası açılabileceği, tahsilde tekerrüre meydan verilmemesine hükmedilmesi halinde anılan 45 inci maddenin alacak davası açılmasına engel oluşturmayacağı gerekçesiyle aksi yönde hüküm tesisi doğru değildir. Dairemiz uygulamasına göre ipotek miktarı bakımından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulmadan asıl borçlu hakkında adi takip yoluna başvurulamayacağı gibi, alacak davası da açılamaz. Aksi halde ilamlı icra suretiyle alacağın mükerrer tahsiline yol açılacaktır.
Diğer yandan, hükme esas bilirkişi raporuna davalılardan Serkan vekili, sonuca etkili ve esaslı noktalarda itiraz ettiği halde mahkemece, ek rapor alınmamış ve itiraz gerekçede tartışılmamıştır. Oysa, acentelik sözleşmesinde tahsil ettiği primlerin tahsilatından sonra acentenin komisyona hak edeceği belirtilmiş olup, primlerin tahsilatına yönelik acente sigortacıya garanti vermemiştir. Sigortacıya karşı asıl borçlanan sigortalıdır ve tahsil ettiği primlerin komisyonunu kesip bakiyesini sigortacıya ödemek dışında acentenin borcu doğmaz. Acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle de, acentenin vadeli prim ödemelerini fesihten sonra da tahsil etme yetkisinin sona erdiğinin de gözetilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, bu yönlere ilişkin itiraz üzerinde durulması gerekirken, bu yönlerin gözden kaçırılması doğru görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, davacı vekili, davalılardan Serkan vekilinin temyizine katılma yolu ile temyiz dilekçesi vermiş ise de, temyiz itirazları, Serkan aleyhine olmayıp, mahkemece haklarındaki dava reddedilen diğer davalılar aleyhine olup, temyizine cevap verilene karşı yapılması gereken katılma yolu temyiz isteminin, bu koşul gerçekleşmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Serkan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, 2 no'lu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, istek halinde aşağıda yazılı 296.90 YTL. harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Serkan'a iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy