(554 S. KHK. m. 5, 43, 44) (1086 S. K. m. 163, 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.05.2005 tarih ve 2004/186 - 2005/130 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.03.2007 gününde davacı - karşı davalı avukatı Nafiz Aydın gelip, davalı-karşı davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı (b. davada davalı) vekili, müvekkilinin endüstriyel tasarım tescil belgesine haiz olduğu kuruyemiş, lokum, şekerleme, kurutulmuş gıda maddeleri ısıtıcı, nötr ve soğuk muhafaza teşhir ve satış reyonlarının davalı tarafından taklitlerinin üretilip, satışının yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına davalının tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın ilan yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemişlerdir.
Davalı (b. davada davacı) vekili, davacının tescil belgesine konu ürünün yenilik vasfı taşımadığını belirterek davanın reddini istemiş, birleşen davasında ise, Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesine konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olmadığından bahisle tescil belgesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, sektörde yer alması nedeniyle bilgilenmiş kullanıcı kabul edilen Çetin Palancı tarafından davaya konu teşhir ve satış reyonunun 1990 yılları öncesinde ahşap masif malzemeden, bombeli camlı ve ısıtmasız olarak kendisi tarafından üretilip marketlere pazarlandığı, tasarımların daha sonra ısıtmalı ve çelik malzeme kullanılarak davalı tarafından geliştirildiğinin belirtildiği, tasarım hukuku ile korunan hususun o tasarımın görünümü olduğu, fonksiyonelliğin ise şartları mevcut ise patent veya faydalı model konusu olabileceği, tüm dosya kapsamından tarafların tescilden önce dava konusu tasarımı ürettikleri, hatta kataloglarında yer verdikleri, kuru yemiş reyonunun ısıtmalı, çelik malzemeden üretilmesinin veya kuruyemiş alanında ilk kez kullanılmasının öneminin bulunmadığı, davacı adına olan tasarımın yenilik vasfına sahip olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 1105 sayılı tasarım belgesinin 6807 T 1/1.1 nolu tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Asıl Davada istem, davacının tasarım tescil belgesine haiz olduğu teşhir ve satış reyonlarının davalı tarafından taklitlerinin üretilerek piyasaya sunulduğu iddiasına dayalı, davacının tescilli tasarımdan doğan haklarına davalının vaki tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesi, Birleşen dava ise, davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olmadığı gerekçesiyle hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, sektörden bilirkişi Çetin Palancının davaya konu satış reyonlarının ilk kez kendisi tarafından ahşap masif malzemeden, bombeli camlı ve ısıtmasız olarak üretildiği yolundaki hiçbir kanıt içermeyen beyanı esas alınarak, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, anılan raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı esasen mahkemece de kabul edilerek 21.10.2004 günlü oturumda yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve 01.02.2005 günlü oturumda bu hususta kesin mehil verilmesine karar verilmiş ise de, oluşturulan ara kararlarının HUMK. nun 163. maddesine uygun olmaması karşısında bilirkişi ücreti ile raporun taraflara tebliği için tebligat giderlerinin yatırılmamasının davacı (b.davada davalı) aleyhine sonuç doğurması mümkün değildir. Tasarımın yenilik vasfına haiz olup, olmadığının belirlenebilmesi amacıyla yapılacak yenilik incelemesinin, patent ve faydalı modellerde olduğu gibi alanın uzmanı tarafından yapılması gerekir. Mahkemece, davacının tasarımının yenilikten yoksun olduğu iddiasının kural olarak bir hukukçu, ilgili alandan bir tasarımcı (uzman) ve ilgili sektörden (ilgilenmiş kullanıcı) bir kişiden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerekirken, bu hususta yetersiz bilirkişi raporuyla yetinilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, Davalı (b.davada davacı) istemi, davacıya ait tasarım tescilinin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin olduğuna göre, davacıya ait tasarım tescil belgesine bağlanan iki tasarım hakkında da olumlu/olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, 6807 T 1/2 nolu tasarım hakkında hiçbir karar verilmemiş olması hatalı olduğu gibi, 6807 T 1/1 nolu tasarımın sadece önden görünüşüne ilişkin 6807 T 1/1.1 nolu tasarım sayfasının hükümsüzlüğüne karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru görülmediğinden kararın davalı (b.davada davacı ) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı (birleşen davada davalı) vekilinin, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (birleşen davada davacı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00. YTL duruşma vekillik ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenler iadesine, 29.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy