(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İncirliova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2005 tarih ve 2001/215-2005/92 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların maliki-sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın çarparak hasar verdiğini ileri sürerek, 11.116 DM tamir bedeli, 300.000.000 TL çekme bedeli, 600.000.000.-TL tamir süresince ulaşım gideri, 1.000.000.000.-TL değer kaybı olmak üzere oluşan toplam zararın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, poliçe limitinin ödenip, ibraname alındığını savunmuştur.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile alacağın olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan sigortacı vekili, poliçe limiti olan 1.200.000.000.-TL tazminatı, davacının Türkiye'deki tahsile yetkili aracısı olduğundan bahisle Avus Ltd. Şti'ne ödediğine ilişkin dekont ve ibraname fotokopisini dava sırasında ibraz etmiş olup, ödemenin davadan sonra yapıldığı dekonttan anlaşılmaktadır. İbranamede, davadan değil olaydan ibra edildiği yazılı olup, dava açılmasının, çekince oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, ibraname makbuz hükmünde olup, alacağın sadece aslını sona erdirir ise de, davacının temerrüt faizi alacağı devam etmektedir.
Bu durumda mahkemece, davalılardan sigortacının anılan savunma ve delilleri üzerinde durulmaması ve tartışılmaması doğru olmamıştır.
2- Kabulü göre de, dava dilekçesinde davalılardan sigortacı bakımından dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edildiği halde, bu davalı bakımından da olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, ZM SS genel şartlarının 12/4 üncü madde hükmü uyarınca, sigorta şirketi bakımından limitin tazminata olan oranı dahilinde yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hükme aykırı yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan sigortacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy