(6762 S. K. m. 1281, 1282) (818 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Batman Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.06.2005 tarih ve 2005/477-406 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Figen Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı sigorta şirketi tarafından İşyerim Paket Sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 20.06.2003 tarihinde çıkan yangında mağazada bulunan giyim eşyaları raflar ve dekorun büyük oranda zarar gördüğünü ileri sürerek 83.423.500.000 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait işyerinde çıkan yangının kasten çıkarılmış olabileceğini, ayrıca tespit edilen zarar miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, sunulan kanıtlar değerlendirilerek; davacının işyerinde bulunan mal miktarını ve zararı kanıtlayamamış olduğunu ayrıca olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, işyerim paket sigorta poliçesinden kaynaklanan, zarar tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde çıkan yangında işyerinin ve malların zarar gördüğünü ileri sürerek zararının karşılanmasını talep etmiştir. Mahkemece davacının yangının çıkmasında ağır kusurlu olduğu ve zararın kanıtlanamadığı gerekçeleri ile dava reddedilmiştir. TTK. nun 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281 inci maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş seklinin Genel Şartlarda sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Yangın Sigorta Poliçe Genel Şartları'nın B/7. maddesinde sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesine kasten sebebiyet verir veya zarar miktarını kasten artırıcı eylemlerde bulunursa bu poliçeden doğan hakların düşeceği öngörülmüş olup, somut olayda hükme esas alına bilirkişi raporunda davacının dikkatsizlik ve tedbirsizliği ile yangına sebebiyet verdiği, elektrik tesisatında izinsiz güç artırımı yaptığı belirtilmiştir. O halde zararın teminat dışında kalmasını gerektiren, sigortalının kasten yangına sebebiyet vermesi hali davalı sigorta şirketi tarafından kanıtlanamamıştır. Ayrıca işyerinde bulunan giyim eşyalarının zarar gördüğü dosya kapsamında bulunan ekspertiz raporu, fotoğraflar ve tespit tutanakları ile sabittir. Zarar gören malların değeri tespit edilerek ve gerektiğinde BK.nun 42. maddesi hükmü de uygulanarak zararın sigorta şirketi tarafından karşılanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğu görülmemiş, kararın açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy