(818 S. K. m. 45, 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.06.2005 tarih ve 2003/380 - 2005/337 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.03.2007 gününde davacı avukatı Caner A. ile davalılardan Ray Sigorta A.Ş. avukatı Emre D. gelip, diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, muris Birol'un yolcu olduğu araçla davalıların sürücü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın kaza yapması sonunda müteveffa ile birlikte 7 kişinin olduğunu ileri sürerek, fazlası saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı Ayşe için 6.000, diğer davacılar için ayrı ayrı 4.500 YTL manevi, her bir davacı için 100 YTL destekten yoksunluk, ıslah ile de, eş Ayşe için 14.000, çocuklar için 3.000'er YTL destekten yoksunluk tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti üzerinden sadece destekten yoksunluk tazminatından sorumlu olmak üzere müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, kusur ve aktüerya bilirkişi raporuna göre kazada davalı Dursun'un %25 oranında kusurlu olduğu, hesaplanan destekten yoksunluk tazminatından dava dışı Güneş Sigorta A.Ş.nin 16.06.2003 tarihinde yapılan 14.511.230.000.-TL.nin davacı eş Ayşe'nin yoksun kaldığı destek tutarından düşüldüğünde bakiye 6.088.00 YTL, davalı Burçin'in 1.436.60 YTL, Burcu'nun ise 1.269.52 YTL destek zararlarının söz konusu olduğu her bir davacı için ise 3.000'er YTL manevi tazminatın uygun görüldüğü gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile bu tutarlardan davalı Dursun'un olay tarihinden, davalı sigorta şirketinin ise 18.02.2003 temerrüt tarihinden itibaren ve destekten yoksunluk tazminatından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan tahsiline, ayrıca dava dışı sigorta şirketinin ödediği tutarın ise davalı Dursun'un olay tarihinden itibaren, diğer davalının ise temerrüt tarihinden itibaren faizinden sorumluluklarına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların murisinin davalı Dursun'un kullandığı araçta yolcu olmamasına, dava dilekçesinde kusur kapsamında tazminat isteminde bulunulmuş olmasına, murisin kapıcı/kaloriferci olduğuna ilişkin somut kanıt gösterilmemesine göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, bilirkişi raporunda murisin pasif döneminde hiçbir gelir elde edemeyeceğinden hareketle destek tazminatı hesabında dikkate alınmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Dava dışı Güneş Sigorta A.Ş.nin ödemesi kendi sigortalısına ait aracın işletilmesine dayalı bir sorumluluğun ifası niteliğinde olup, davalıların sorumlu olduğu tazminat tutarının azaltılması sonucunu doğurmaz. Zira, davalılar, davacıların yoksun kaldığı toplam destek tazminatının 2/8 kusura isabet eden tutarından sorumludurlar. Dava dışı sigorta şirketinin ödemesi ise kendi sigortalısına ait aracın sürücüsünün kusuru ve sorumluluğu ile ilgilidir. O halde mahkemece yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan bozma nedenine göre yeniden bilirkişi raporu alınarak belirlenecek destek tazminatı tutarından davalı Dursun'un kusuruna isabet eden tazminatın, dava dışı sigorta şirketinin ödemesi gözetilmeksizin belirlenmesi gerekir iken, davalıların sorumluluğunu azaltacak biçimde yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle dahi davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan bozma kapsamı gereğince yeniden aktüerya raporu alınacak olmasına ve alınacak raporda bilinen dönem hesabında yargılama sırasında artan asgari ücretinde nazara alınacak olmasına göre davacılar vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının şimdilik değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle de artan asgari ücretin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy