(2918 S. K. m. 108) (Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 tarih ve 2002/205-2005/178 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dava konusu meblağ 11.836.00 YTL.nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilleri murisine davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı, diğer davalı kişinin sürücüsü bulunduğu aracın çarparak ölümüne neden olduğu iddiasıyla kamu davası açıldığını, ceza davasında çarpan aracın ve sürücüsünün tespit edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verildiğini, davalı Fon'un sorumlu olduğunun açıklandığını ileri sürerek, 3 milyar TL maddi ve ayrı ayrı her bir davacı için 300.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Hesabı vekili, manevi tazminatlardan müvekkili sorumluluğunun bulunmadığını, iddianın ispat edilmesi gerektiğini, esasen zarara neden olan aracın trafik sigortacısı olan diğer davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Güneş Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe kapsamına ve şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini açıklamıştır.
Diğer davalı vekili, olayın kimin tarafından meydana getirildiğinin belli olmadığını, ceza dosyasından beraat ettiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Mustafa Karaaslan'ın davacıların murisine çarparak ölümüne neden olduğu iddiasının ispat edilemediği, olay sırasında Ankara'da bulunduğu, 34 ... ... plakalı aracın kazaya karışmadığının ceza dosyası ile ortaya çıktığı, dolayısıyla sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmadığı, çarpan aracın tespit edilemediği, trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının bilinmediği, davalı kurumun ancak sigorta poliçesi bulunmayan araçların verdikleri zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda plakası belli olmayan bir aracın çarpması sonucu davacıların murisinin öldüğü hususu tüm dosya kapsamıyla sabittir. Esasen, bu yön taraflar ile mahkemenin de kabulündedir. KTK.nun 108 ve Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 8/a maddelerinde kazayı yapan motorlu aracın saptanamaması durumunda zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ödenecek tazminat ve tedavi giderlerinin davalı Garanti Sigorta Hesabı tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. O halde, davacıların murisine çarpan aracın tespit edilemediğinin sabit olmasına göre davalı Garanti Sigorta Hesabının meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy