(2004 S. K. m. 265) (6762 S. K. m. 620)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.09.2005 tarih ve 2005/2348 - 2005/2348 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili, 15.08.2005 vade tarihli bononun ödenmediğini, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, 5.000 YTL alacaklarının temini için borçlunun taşınır, taşınmaz, hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın istemin kabulüne karar verilmiştir.
Borçlu vekili, bononun 15.08.2005 ödeme tarihli olduğunu, TTK'nun 620. maddesinde ödeme gününü takip eden iki iş günü içerisinde ödemenin yapılacağının düzenlendiğini, alacaklı tarafın 17.08.2005 günü ihtiyati haciz talep ettiğini, müvekkilinin mal kaçırma ihtimalinin olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haczin itiraz yoluyla kaldırılmasını istemiştir.
Alacaklı vekili, duruşmada itirazın reddini istemiştir. Mahkemece, ihtiyati haciz kararının itirazı kabil olmayıp, temyizi kabil olduğu gerekçesiyle, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.
İİK'nun 265. maddesinde, borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili, ihtiyati hacze dayanak yapılan bononun vadesinin gelmediğini ileri sürerek, yokluklarında verilen ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, mahkemece, ihtiyati haczin kabulü veya reddine ilişkin kararların temyizi kabil olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, İİK'nun 265/3 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz, ihtiyati haciz kararını vermiş olan mahkemeye yapılır ve onun tarafından incelenip karara bağlanır.
Bu durumda, mahkemece, borçlu vekilinin itirazı incelenip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, anılan yasal düzenleme gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın borçlu yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy