(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Keşan Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.07.2005 tarih ve 2003/239-2005/238 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, aleyhine davalı tarafından başlatılan icra takibi sonucu fazladan tahsilat yapıldığını ileri sürerek 1.446.750.000 TL.sının istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aidat borcundan kaynaklanan takibe davacının itiraz ettiğini, itirazın kaldırılması takiplerinin kabul edildiğini, temyiz sonucu hükmün davacı lehine bozularak kesinleştiğini, davanın esasının incelenmediğini, ödenen miktarın borca mahsuben alındığını, icra-inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama masrafları yönünden davacının haklı olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacının icra takip dosyasına fazladan ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1259.25 YTL.nın davalıdan istirdadı ile davacıya ödemesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibi sırasında fazla alınan bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı aidat borcunu ödediğini buna rağmen fazla alınan kısmın istirdadını talep etmiş, mahkemece, ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ve icra takip masrafları hariç bırakılarak davacının davalı kooperatife yaptığı ödemeden aidat borcu indirilerek kalan kısmın iadesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, aidat borcunun temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizi ile icra takip giderleri de eklenmek suretiyle ödenen miktardan mahsubu ile kalan kısmın iadesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde aidat borcunu ödemeyerek aleyhine takip yapılmasına neden olan ve temerrüt tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulması gereken davacının ödediği miktardan anılan giderlerin indirilmemesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de davada talep olunan istemin kısmen kabul, kısmen de reddine karar verilmiş olmakla, HUMK. 417. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden kendisini davada vekille temsil ettirmiş mümeyyiz davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy