(1086 S. K. m. 74) (6762 S. K. m. 321, 443, 520, 542, 554)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.06.2005 tarih ve 2004/118-2005/322 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.04.2007 gününde davacı avukatı Bayram Ali Dönmez ile davalı avukatı Sevgi Demirkol gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalının sahip olduğu matbaa baskı teçhizatlarıyla Demokrat Gazetesi'ne ait göründüğü şirket ile birlikte müvekkiline sattığını, sözleşme ilişkisine güvenerek müvekkillerinin gazete basımı için yer kiraladığını, ayrıca gazete çalışanlarının maaş ödemelerini yaptığını, davalının devir edimini yerine getirmesi için uyarılmasına rağmen uyarılardan sonuç alınamadığını ileri sürerek, matbaa ve seri teçhizatı ile birlikte Demokrat Gazetesi'ne ait göründüğü şirketle birlikte müvekkiline devrine, gazetenin Basın İlan Kurumu'nda bulunan alacağındaki hissesi ile, satış tarihiden itibaren müvekkiline ait olan gazete satış ve sair gelir hasılatının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, tarihsiz sözleşme ve sözleşmenin içeriğinde uyulması mümkün olmayan hükümler bulunduğundan eksik ve geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacının gazete çalışanlarının maaşını ödemediğini, kura sözleşmesinin de sahte olduğunu, davacının edimini yerine getirmediğinden satıştan vazgeçildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki sözleşme gereğince şirketin, matbaa ve gazetenin satış bedelinin 40.000.-YTL olarak belirlendiği, 4.760.-YTL'nin davalıya 31.10.2003 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen davacı istemediği halde 5.000.-YTL olarak iade edildiği, satış bedelinin 15.000.-YTL'lik bölümünün davalının Basın İlan Kurumu'ndan olan alacağının davacıya verilmesi ile ödenebileceği, davacıya bu tutar ödenmediğinden satış bedelinden mahsubu gerektiği, bakiye satış bedelinin 25.000.-YTL olduğu davacının zamanında edimlerini yerine getirmek istediği halde, davalı yanca edimin kabul edilmeyerek sözleşmeden cayıldığı, bu durumda sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu ve davacının davasından haklı görüldüğü, ancak infazın yapılabilmesi için davacının bakiye satış bedeli 20.000.-YTL'yi de ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı, şirket, matbaa ve Demokrat Gazetesi'nin davacıya satışının yapıldığının tespitine, satış bedeli 25.000.-YTL ödendiğinde infazının sağlanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, tarihsiz sözleşme gereğince davalının yüklendiği edimlerin ifası istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, dava dışı Uyanış Ltd. Şti.'nin ve şirketin sahibi olduğu gazete ve matbaanın Basın İlan Kurumu'ndan olan alacakları ile birlikte davacıya verilmesi istenmiş, yargılama sırasında 10.05.2005 tarihli dilekçe, 08.04.2005 ve 13.05.2005 tarihli oturumlarda dava konusunun şirketin sahibi olduğu matbaa ve gazetenin satışı ile ilgili olduğu, şirket pay devrinin istenmediği belirtilmiştir.
Mahkemece, davacının sınırlandırdığı talepleri dışına çıkılarak HUMK. 74. maddesine aykırı olarak şirketin de davacıya devredildiğinin kabulü doğru görülmemiştir.
Bir an için şirket paylarının da istendiği düşünülse bile, davalının devredilebileceği hissesinin, sadece kendisine ait hisseler olması gerektiği, sahibi olmayan hisselerin devrinin mümkün olmadığı, ayrıca, devir konusunda TTK. nun 520/5. maddesinin de gözetilmemiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Sözleşme ile satışı taahhüt edilen matbaa ve gazetenin dava dışı şirkete ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının sözleşmeyi şirket adına imzaladığı anlaşılmaktadır.
TTK. nun 554. maddesine göre şirket adına yapılacak yazılı beyanlarda şirketin unvanıyla beraber müdürlerinin imzasının da bulunması gerekmektedir. TTK. nun 542. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 321. maddesi gereğince şirket yönetim kurulu veya temsilcisi, ancak şirket amaç ve konusuna göre hukuki işlemler yapmaya yetkili olup, amaç ve konu dışına çıkan bir iş veya hukuki işlemin yapılabilmesi TTK. nun 443/2. maddesi gereğince ancak genel kurulun vereceği özel bir yetki ile olabilir. Dava konusu matbaa ve gazete şirketin tek malvarlığı ise şirket temsilcisinin tek başına temsil yetkisine dayanarak bu malvarlığını satması, TTK. nun 443/2. maddesine göre değerlendirilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eda davası şeklinde açılan davanın tespit davası şeklinde sonuçlandırılması ve davalının bedel talebi de bulunmadığı halde şarta bağlı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy