(5846 S. K. m. 69, 76) (1086 S. K. m. 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.10.2003 tarih ve 2002/152-2002/508 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olan fonogram yapımcılarının eserlerinin davalı yayın organı olan radyo kanalında izinsiz yayınlandığını ileri sürerek, bunun önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, noter tespiti ve RTÜK.'ndan gelen kaset çözümü ile izinsiz seslendirilen yapımcıların belirlendiğini gerekçesiyle, bunlar bakımından davanın kabulüne, böyle bir tespit yapılamayan yapımcılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, meslek birliği üyesi fonogram yapımcılarının fonogramlarındaki eserlerden bir kısmının izinsiz yayınlanması suretiyle gerçekleştirilen tecavüz ile oluşması muhtemel tecavüzün önlenmesine ilişkindir.
FSEK.nun 69/1 inci maddesindeki tecavüz tehlikesine maruz kalınması halinde eser sahibine tanınan, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava etme yetkisi, aynı kanunun 80/1-1-B/1 hükmü uyarınca mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletime izin verme hususunda münhasıran yetkili hale gelen ve eser sahibinin haklarına komşu hak sahibi olan davacı fonogram yapımcıları meslek birliğine geçmiştir.
4630 sayılı Yasa ile değişik 5846 sayılı Kanun'un 76/son maddesinde yer alan Bu Kanun kapsamında açılacak davalarda mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması halinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri ve/veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge ve/veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. hükmü uyarınca, mahkemece, davalıya süre verilmesi, davalının, davacının tespit yaptıramadığı yayınlar için, belirtilen belge ve/veya listeleri sunamaması halinde, muhtemel tecavüzün de önlenmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaksızın ve ispat yükü ters çevrilerek, davacıya yüklenip, sadece yayınlandığı belirlenen bir kısım fonogramlar bakımından davanın kabulü, diğerleri bakımından davanın reddi, eksik incelemeye dayalı olup, doğru görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin katılma yolu ile temyizine gelince; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun ve süresinde bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK. nun 432/4 üncü maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, alınmadığı anlaşılan 12.20.-YTL temyiz ilam harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy