(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-1) (Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması Eki Ticaretle Bağlantılı Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Anlaşması (TRIPS) m. 16) (556 S. KHK. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2005 tarih ve 2002/777-2005/63 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış pek çok alkollü içkinin üretim ve ticaretini yapan çok uluslu bir şirketler grubuna bağlı olup, Smirnoff ibareli votka markasının da sahibi bulunduğunu, anılan markanın Paris Sözleşmesi ve TRIPS uyarınca dünyaca tanınmış markalar arasında olduğunu, anılan markanın 33.sınıfta ilk olarak 1957 yılından beri Türkiye'de tescilli bulunduğunu, davalı şirketin anılan markayı başka sınıf mallar için tescil ettirdiğini, oysaki müvekkiline ait markanın tanınmış marka olması nedeniyle başka sınıf mal ve hizmetler için dahi tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek Smirnoff markasının tanınmış marka olduğunun tespiti ile davalı adına tescilli bulunan Smirnoff markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, iptali istenen markanın farklı sınıflarda yer alan bazı mal ve hizmetler için tescil edildiğini, davacı markası ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmışlık statüsüne alınmadığını, bu yönde bir istemin de yapılmadığını, davaya konu marka tescil başvurusu ile ilgili olarak alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının TPE bünyesinde tanınmış marka başvurusunda bulunmadığını, davacının markası ile müvekkilinin markasının farklı sınıflarda tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının çok tanınmış marka olması nedeniyle farklı ürünler için dahi tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Smirnoff markasının tanınmış olduğunun tespiti ile davalının 24.05.2001 tarih ve 2001 09719 nolu Smirnoff markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı TPE Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davalılardan TPE'ye karşı açılan dava Smirnoff ibareli markanın tanınmış marka olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davalı Kurum hasım gösterilerek açılan bu davada mahkemece anılan markanın tanınmış olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bir markanın tanınmışlığının tespit ve tescili ileride yapılacak muhtemel tecavüzleri önleme, karışıklığa, markanın itibarı ve şöhretinden yararlanmaya yönelik tescillere engel olma gibi sonuçlar doğuracağından bu yönde yapılan bir tespitte hak sahibinin hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla marka sahibi markasının tanınmış marka olduğunun tespiti ile tanınmış marka olarak Kurum nezdinde tutulan sicile kaydını isteyebilirse de somut olayda davalı nezdinde yapılmış bir tanınmış marka tescil başvurusu bulunmadan markanın tanınmış olduğunun tespiti doğrudan dava yolu ile istenmektedir. Oysa ki Türkiye'de marka tescili konusunda tek yetkili Kurum olan TPE'ye başvuruda bulunmadan doğrudan tescil davası yolu ile bu sonuca ulaşılmak istenilmesi markaların tescili sistemine de uygun düşmemektedir. Markanın tanınmışlığı yönünde TPE'ne başvurulup, tescil prosedürü tamamlanmadan, bu yönde TPE Başkanlığı tarafından yapılacak inceleme sonucu verilecek karar beklenilmeden doğrudan anılan Kurum aleyhine dava açılmasında esasen hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu durum karşısında açıklanan başvuru şartı yerine getirilmeden doğrudan TPE Başkanlığı aleyhine açılan tanınmışlığın tespiti davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tanınmışlığın tespiti yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı TPE Başkanlığı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Mollaoğlu Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti. şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu davalı hakkında verilen hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu davalı hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı TPE'ne iadesine, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy