(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 76, 77) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.05.2005 tarih ve 2003/1208-2005/373 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK. nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın reddine dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, TTK. nun 1301 inci maddesine dayalı olarak açmış olduğu bu davasında müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın davalı gösterilen küçük Sevinç G.'un kontrolsüz şekilde yola çıkması sonucu meydana gelen kazada hasarlandığını, bu olayda anılan davalının %75 oranında kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Dava dilekçesinde aynı zamanda küçüğün annesi H.Aysel G. da davalı gösterilmiştir. Yargılama sırasında küçüğün babası olan Yücel G. da davaya dahil edilmiştir. Davacı vekili, daha sonra vermiş olduğu dilekçesinde de davalı anne ve babanın küçük üzerindeki denetim ve gözetim sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmediklerini açıklayarak kusurlu olduklarını, bunların sorumluluğuna karar verilmesini istemiştir. Hukuk yargılamasında olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise yargıca aittir. Bu durum karşısında, davanın aynı zamanda zarara neden olduğu ileri sürülen küçüğün anne ve babasının denetim ve gözetim görevini gereği gibi yapmadığı iddiasına dayalı olarak da açıldığı, usul ekonomisi, yargılamanın çabukluğu ve ucuzluğu ilkeleri de dikkate alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy