(1086 S. K. m. 388) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.06.2005 tarih ve 2003/257-2005/330 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, ortağı oldukları davalı kooperatifin 23.03.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında, kooperatif ortakları ile müteahhit firma ve diğer kişilerden alacakların tamamı henüz tahsil edilmeden tasfiye kararı alındığını, konutlardaki eksik işlerin de henüz tamamlanmadığını ileri sürerek, anılan genel kurulun iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin ortaklarından hiçbir alacağının bulunmadığını, diğer kişilerden diye bahsedilen alacağın ise tahsil edilemediğini ve bu nedenle alacaktan feragat edildiğini, konutların aynı kalitede ve eksiksiz olarak ortaklara teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıların konutlarda eksik imalat olduğunu beyan etmelerine rağmen konutlarını teslim alıp iki yıldır zilyed bulundukları, diğer konutlara nazaran kendi konutlarının ayıplı olduğunu iddia etmediklerinden ve ferdi mülkiyet de geçilmiş olduğundan davacıların konutlarda eksik işler bulunduğu yönündeki iddianın yerinde görülmediği, kooperatif alacağından feragat edilmesine ilişkin kararın da yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, kaldı ki mahkemelerin kooperatif organı gibi ortaklar yararına inceleme ve değerlendirme yapamayacakları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiş, mahkemece davacılardan Adnan'ın temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş, davacı Adnan tarafından bu karara karşı temyiz isteminde bulunulmamıştır.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve kooperatifçe yapılan konutlardaki eksik işlerin tamamlanmasının, tasfiye aşamasında tasfiye kurulundan istenmesinin de mümkün bulunmasına göre, davacı Reşat Ü.'ın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
HUMK. nun 388. maddesinin 3-5. bentleri hükümlerine göre, mahkeme kararlarının, en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayların özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını içermesi gerekir. Öte yandan, Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay denetimi de, mahkeme kararında gösterilen gerekçenin ışığında yapılabilir.
Yerel mahkeme kararında ise, müteahhitten olan alacaktan feragat edilmesine ilişkin genel kurul kararının iptali isteminin reddine karar verilmesinin nedenleri ve bu kararın neden yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığının gerekçeleri açıklanmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan bu durum karşısında, davacı Reşat Ü.'ın temyiz itirazının kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün, anılan feragat kararının iptali isteminin reddi yönünden gerekçe içermemesi nedeniyle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Reşat Ü.'ın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Reşat Ü.'ın temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy