(556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikir ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.04.2005 tarih ve 2004/702-2005/233 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, eşarp emtiası için tescilli Gamze Akel markasının sahibi olan müvekkilinin, akel yıllar boyu sizinle ibareli markanın 25/1-6, 35/10 ve 40/7. sınıflarda kayıtlı mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı başvurunun 25/5. ve 40/7. sınıflar dışında kalan kısımlarının davalı kurumun Markalar Dairesi tarafından başka firmalara ait tescilli markalar nedeniyle müvekkilinin Akel ibaresi üzerinde kazanılmış hakkı olduğu gözetilmeksizin 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi gereğince re'sen, ilana çıkarılan diğer sınıfların da dava dışı Akel Tekstil San. ve Tic.A.Ş.'nin itirazı üzerine reddolunduğunu, yaptıkları itirazın da nihai olarak YİDK tarafından 8. madde gereğince tümden reddedildiğini ileri sürerek 19.1.2004 tarih ve M-114 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun kabulüyle tesciline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle redde mesnet alınan 125209 ve 124818 tescil numaralı markaların kapsamında bulunan kravat, papyon, atkı, şal, şapka, bere, bileklik, saç bantları emtialarını muteriz şirketten devraldıklarından bu sınıflar için red sebebinin ortadan kalktığını ileri sürerek 25/4 ve 6. sınıf emtialar ile 35/10.sınıfta yer alan hizmetler yönünden kurum kararının iptali ile bu sınıflardaki mal ve hizmetlerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, başvuru konusu ve redde mesnet olan emtia ve hizmet sınıflarının aynı ve markaların esas unsurunun Akel ibaresi olduğu, bunlarda yer alan şekil ve yardımcı unsurların ayırt edici nitelikte olmadığı, markanın genel intibaı nazara alındığında markanın esas unsurunu oluşturan sözcüğün sonraki başvuruda farklı büyüklük ve farklı yazı biçimi ve renkle yazılmasının ayniyeti ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla davacı başvurusu ile redde mesnet olan markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında benzer oldukları ve tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verdiği, davacının yargılama sırasında redde mesnet alınan markaların kapsamında yer alan 25/4. ve 6. sınıfta kayıtlı emtiaları devralmasının kurum kararının verildiği andaki duruma göre isabetli olup olmadığı tahkik edileceğinden uyuşmazlığın çözümüne bir etkisinin olmadığı, davacı eşarp emtiası için 1988 yılından beri tescilli Gamze Akel ibareli markanın sahibi olduğundan 25/6. sınıf için kazanılmış hakkı bulunduğunu ileri sürmüşse de, sonraki tarihli başvurunun önceden tescilli bulunan başka markaların kapsamındaki marka ve hizmetlere sirayet etmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi gereğince TPE'nin ve 8/1-b maddeleri uyarınca haklarının çiğnendiğini düşünen marka sahiplerinin buna engel olma hakkı bulunduğu, kaldı ki davacının önceki tarihli markasındaki ibare ile sonraki başvurusundaki işaretler farklı olduğundan farklı hukuki sonuçlara tabi bulunmasının kaçınılmaz olduğu, yargılama sırasında Akel ibaresine kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığından 556 Sayılı KHK'nin 7/son maddesi uyarınca tescilin reddedilemeyeceği belirtilmişse de, kurum nezdindeki itiraz dilekçesinde ileri sürülmeyen bu iddianın tetkikine olanak bulunmadığını, ayrıca davacının başvurudaki işaretin tescilini istediği sınıflarda diğer markalarla karıştırılmasını önleyecek yoğunluğa ulaşan kullanımını kanıtlayamadığı, YİDK kararının iptaline yönelik bu davanın başvuruya itiraz eden dava dışı şirketin katılımıyla görülmesi zorunlu bulunduğu halde verilen kesin mehillere karşın redde mesnet emtiaların bir kısmının devralındığı belirtilerek bu davanın açılmamasının da bir red sebebi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01.90 YTL harcın temyiz edenden alınmasına, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy