(1163 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Silifke Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 17.03.2005 tarih ve 2005/229-2005/366 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hüseyin Dölek tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Hüseyin Dölek'in diğer davalı kooperatifteki hissesinin bedelini ödeyerek devraldığını, devrin kooperatife bildirilmesine devreden davalının yanaşmadığını, aidatların müvekkili tarafından yatırılmasının devam ettiğini iddia ederek, üyeliğin müvekkile geçtiğinin tespitine ve devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce; Her ne kadar bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu üyeliğe ilişkin olarak yapılan aidat ve ceza ödemelerinin davalı Hüseyin adına tahsil edildiği, genel kurullara bu davalının çağrıldığı belirtilmiş ise de, ödeme makbuzlarının çoğunda ödeme yapanın davacı olduğu, bir kısmında ise sadece imzanın yer aldığı, devrin yapılması hususunda taraflar arasında uyuşmazlık çıkması ve davacının tek taraflı başvurusunun kooperatifçe reddi nedeniyle kayıtlarda üye görünen davalı Hüseyin'in genel kurullara çağrılmasının ve üyelikle ilgili tahsilatın onun adına yapılmasının olağan kabul edilmesi gerekir. Bu durum karşısında, akdin feshedildiği de savunulup kanıtlanamadığına göre, davalı Hüseyin'in diğer davalı kooperatifteki hissesini 15.06.1996 tarihli sözleşmeyle davacıya devrettiğinin, anılan sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü gerekçeleriyle bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Hüseyin Dölek vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Hüseyin Dölek vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan Hüseyin Dölek vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 42.80 YTL harcın temyiz eden davalı Hüseyin Dölek'ten tahsiline, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy