(556 S. KHK. m. 66, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2005 tarih ve 2003/10-2005/295 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Mahalli Çevre kurulu kararı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi mücavir alanı içinde kömür satış ve dağıtımı yetkisine sahip olan müvekkilinin kömür emtiasını kapsayan BelKo ibareli markanın da sahibi olduğunu, davalının izinsiz olarak BelKo markalı kömür satışı yaptığına dair açıklama ve kendi telefon numaralarını içeren el ilanları dağıtarak müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, 556 sayılı KHK'nin 67. maddesi uyarınca eklenecek makul pay ile birlikte 35 milyar lira lisans ücretinin, bu mümkün görülmezse müvekkilinin markasının itibarının zedelenmesi nedeniyle aynı miktar tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalının izinsiz olarak BelKo markalı kömür satışı yaptığına dair açıklama ve kendisine ait telefon numaralarını içeren yazılı el ilanlarını dağıttığı, davacı markası ile davalının kullandığı işaretin aynı olduğu, aynı ürün için tescilli marka ile aynı işareti kullanan ve ortalama tüketici kitlesi için iltibas ihtimali yaratan davalı eyleminin 556 sayılı KHK'nin 9. maddesinin a bendi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre 556 sayılı KHK'nin 66/c maddesi uyarınca tespit olunan 2.500 YTL lisans bedeline aynı kararnamenin 67. maddesi uyarınca %10 yapılacak artırım ile toplam 2.750 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 135.40 YTL. harcın temyiz edene iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy