(818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.07.2005 tarih ve 2004/15 - 2005/226 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Karşıyaka Şubesinde açmış olduğu hesabında bulunan 352.684.000.000 TL ana para için 19.03.2001 vade, % 279.12 faiz oranı üzerinden 40.002.171.416 TL faiz tahakkuk etmesi hususunda anlaştıklarını, ancak davalının 19.03.2001 tarihinde anılan hesaptan toplam 23.976.897.263 TL'yi fark faiz adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak geri aldığını ileri sürerek, anılan meblağın 19.03.2001 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-Karşı davacı vekili, bankanın müzayaka halinde olmasından dolayı uygulanan faiz oranının gabin teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini ve karşılık dava olarak da 23.976.897.263 TL borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, olayda gabinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce TMSF'ye devredilmeyen bankaların uyuşmazlık dönemine ilişkin repo, ters repo ve O/N faizlerinin araştırılarak, taraflar arasındaki sözleşmede edimler arasında açık bir dengesizlik olup olmadığı, şayet bir orantısızlık var ise, bunun müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, alınan bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın müzayaka halinde olmadığı ve dolayısıyla gabinin objektif ve sübjektif unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 23.976.263 TL'nin 08.04.2001 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Asıl dava, davalı Banka tarafından ödenmeyen mevduat faizi alacağının tahsili; karşı dava ise, davacıya tahakkuk ettirilerek hesabına geçirilen O/N (Over Night) faiz alacağının aşırı bölümünün gabin, ahlaka ve hukuka aykırılık nedenleriyle taraflar arasında yapılan sözleşmenin batıl olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı bankanın asıl davada istenilen miktarda borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin bozma ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmede edimler arasında açık bir oransızlık olup olmadığı, şayet bir oransızlık var ise, bunun bankanın o tarihlerde içerisinde bulunduğu koşullara göre, müzayakadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması istenilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak oluşturulan bilirkişi kurullarına inceleme yaptırılmışsa da incelemenin bankanın merkez kayıtları üzerinde gerçekleştirilmeyip dosya üzerinden gerçekleştirildiği, davalı bankanın ticari defter ve kayıtlarının yanında envanter ve nakit akım tablolarının incelenmediği, mali durum ve bünyesinin ayrıntılı analizine dayalı şube sayısı, aktif-pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi gibi hususlar üzerinde durulmayarak gabinin subjektif unsuru olan müzayaka halinin bulunup bulunmadığının saptanmadığı, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum göz önünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir oransızlık varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, davalı bankanın uyuşmazlık konusu dönemlerde uyguladığı faiz oranlarının sonradan TMSF.'ye devredilmeyen bankaların uyguladığı faiz oranlarına göre aşırı olup olmadığının ve aşırı olması halinde bu aşırılığın davalı bankanın anılan dönemlerde bozuk olan mali tablosundan bir başka anlatımla müzayakasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının denetime elverişli, somut verilere, karşılaştırmalı tablolara ve davalı bankanın mali yapısını gösteren merkez defter kayıtlarına ve bilançolarına dayalı olarak yapılacak inceleme sonucuna göre belirlenmesi gerekirken salt denetim raporları ve İMKB verilerine dayalı bilirkişi raporları esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı-karşı davacı Banka yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı karşı davalıya iadesine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy